Neden hep olumsuzlukları yazalım ki edebiyat hüznün adresi midir? Oysa tüm güzel anıların ardında olduğu için zordur ayrılık, sevilenin sevilme nedeninin neticesindeki güzellikleri kaybetmekten dolayı acıdır vedalar ve insan gençliği bilmeseydi üzüntü verir miydi yaşlılık? Bahardan bihaber olana giydirilir mi kışlık? Ne mümkün… Çoğu güzel olanın yitirilme sevdasına düştüğü içindir pişmanlık. Etrafta olup biten onca güzelliklere göz kapayıp olumsuzluklardan ibaret …
DevamıŞiir
Kurtarıcılar Derneği
Kurtarıcılar Derneği Duyduk ki geleceğe dair çok kaygıların varmış, Dert etme; bizde ne umutlar var, İstemediğin kadar çünkü biz kara gün dostuyuz. Biz kaderini değiştirecektik, fakat haddimizi biliriz; Allah’ın işine karışmayız… Denizleri kara, karaları deniz yapacaktık, Fakat bize “mübalağacı” derler diye vazgeçtik, Çünkü biz her zaman gerçekçiyiz. İnsanların derdini de dediklerini de önemseriz. Kelimelerin içi boşalmasın diye, Mecaz bile yapmayız… …
DevamıYazarlar İsmini
Bir taşa yazarlar ismini, geçersin zamandan herkes gibi. Ömür işte su gibi, rüzgar gibi. Dün yemyeşil olan çınar yaprakları, bugün kupkuru kavrulup düşmüş dalından. Ne ye baksam bu dünyada hep nafile hep geçici. Varlıkları yok etmek lazım, yüreğimizi hiçlik makamına götürmek için. Sanal bir dünyanın içinde devinip duran beyhude hayaller, sadece nefis için dolanıp dururlar.. Bir mermer çözer son düğümü, …
DevamıTırışkadan Ateşkes
Mazlum ülke ile zalim ülkenin arasında sözde ateşkes olur olmaz “Aha Buraya Yazıyorum” başlıklı bir köşe yazısı yazmıştım. Yazımda bu ateşkesin kalıcı bir barış olmadığını, geçici bir duraklama dönemi olduğunu belirtmiştim. Zalim ülkenin ilk fırsatta ateşkesi bozarak katliama soykırıma devam edeceğini savunmuştum. Ne yazık ki haklı çıktım. Ateşkesin gerçek bir çözüm olmadığını, uluslararası kamuoyunun gelişmeleri yanlış adlandırdığını, yaşanan insani trajedinin …
DevamıLeylâ Hanım- Varolabilmek İçin Bir Başkaldırı
Yine farklı bir kalem, yine heyecanlı bir yazı diye düşünüyorum. Dönem kaynaklarını araştırdığımda iki farklı “Leylâ Hanım” ile karşılaştım. Biri bu yazıda ele aldığım 19. yüzyıl divan şairi Leylâ Hanım’dır; diğeri ise çok daha sonraki bir dönemde (1850-1936) yaşamış, besteci ve harem anıları yazarı olan Leylâ Saz’dır. Bu iki isim sıkça birbirine karıştırılmaktadır. Ama ben bu ayrımı en başında yazdım …
DevamıKayıp Aranıyor
Görenler duyanlar, acilen iletsin lütfen, Kendisinden bir türlü haber alınamıyor. Mantığın kör perdesi duyguların bestesi, Yana yakıla her yerde özlemle aranıyor. Ümit Tükenmez
DevamıEyleme / Kim Demiş
Eyleme Gel zahit etme eyleme Bizi böyle naçar bırakıp Şu ömrü beyhude eyleme Acıyı bal,ağuyu aş, nan’ı taş Ser’i sarhoş ,gönül-ü berduş Ruhu küheylân gibi yorma Masivaya el-ayak düşürüp Sabır,şükür kuşağın çözme Okyanusta susuz bi çare Çölde katıksız, bineksiz koyma Derd-i maişet ile bizi boğma Feleğin nakışına bir ilmekte sen atma Yarayı kanatıp neşter ile deşme Sırra kanidir hemhal olanlar …
DevamıGurbet Benim İçimde
Gurbet mi sorarsın benim içimde? Bir ömür yerleşmiş bitmeyen gurbet, Babadan yâdigar kalmış biçimde Çöküp de sineden gitmeyen gurbet. Şans ile yarışır sanırsın nispet, Öz cana işkence, ruhuna kasvet; Sönmeyen kor gibi bir ömür hasret, Yıkıla ocağı, tütmeyen gurbet. Gözde nurum musun, ağızda dişim? Göbek bağı mısın yoksa kardeşim? Acılaşır senle bu tatlı aşım, Söz verip sözünü tutmayan gurbet. Balçığımı …
DevamıSürgün Bulutlar
“Göğün dili, insanın içindeki fırtınadır…” – Mehmet Mücahit Yurteri – Sürgün Bulutlar Ahhh!.. O havalar… Göğün kırık aynaları, Ufku sürgün bir hatıraya çeviren karanlık… Rüzgârın keman sesi, Terk edilmiş şehirlerin göçmen ruhları… Derler ya, “Tam senin havalar”… İşte beni içine alan bulutlar, O soğuk ki, damarlarımda taş kesilmiş nehirler uyandırır… O yağmur ki, toprağın gizli hafızasında saklı bir ağıt gibi …
DevamıYunus Emre
Resim: Ressam Gülsüm Sayhar (Gül) Çağımızdan çok asır öncesinde yaşayan. Bir derviş Yunus vardır şairliği taşıyan. İlim irfan peşinde cahillikten ırakta. Kendini bilmekliği en baş ilim saymakta. Okumaktan manayı Hakkı bilmektir deyip. Manasız okumakta kişi Hakkı bilmeyip. Yunus tevazu ehli kendin ümmi görmekte. Her şiirin bendine aşk meramı sermekte. Dervişliği hırkadan, taçtan ayrı söyleyen. Hırkaya muhtaç değil gönlü derviş eyleyen. …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
