ÂŞIK MAHİRÎ: Badeli Saz Âşığı Âşık Mahirî, gelenekte “badeli âşık” olarak bilinen önemli bir halk ozanıdır. Şiirlerinde genellikle 11’li hece ölçüsünü kullanmıştır; bunun yanı sıra az da olsa 8’li ve 15’li hece ölçülerine de rastlanır. Manzum eserlerinin büyük bir kısmı atışmalardan oluşmaktadır. Mahirî, rüyasında bade içerek sevdaya düşmüş ancak gerçek hayatta sevdiğine kavuşamamıştır. Şiirleri; kahramanlık, aşk, sevgi ve din temaları …
DevamıHatice Karahan
Gurbet Benim İçimde
Gurbet mi sorarsın benim içimde? Bir ömür yerleşmiş bitmeyen gurbet, Babadan yâdigar kalmış biçimde Çöküp de sineden gitmeyen gurbet. Şans ile yarışır sanırsın nispet, Öz cana işkence, ruhuna kasvet; Sönmeyen kor gibi bir ömür hasret, Yıkıla ocağı, tütmeyen gurbet. Gözde nurum musun, ağızda dişim? Göbek bağı mısın yoksa kardeşim? Acılaşır senle bu tatlı aşım, Söz verip sözünü tutmayan gurbet. Balçığımı …
Devamı12 MART 1921: İSTİKLAL MARŞI’NIN KABULÜ
Düşünsene evladım, bize millî mirastır; İstiklal Marşı’mızın bugün kabul günüdür. Cesur yürekli olmak milletçe bize hastır. İstiklal Marşı’mızın bugün kabul günüdür. ”Aç, susuzum.” demedi Milli Birlik Neferi, Canla başla savaştı, dedi ki hep: “İleri!” On iki Mart bin dokuz yüz yirmi birden beri, İstiklal Marşı’mızın bugün kabul günüdür. Millî marşı yazmaya Mehmet Âkif başladı, Dün, bugün, yarın için hayal kurup …
DevamıKadınlar Günüymüş
Onca keder, onca elem var iken, Kadınlar günüymüş, bundan bana ne? Yaşatılan kadınlara zar iken, Kadınlar günüymüş, bundan bana ne? Binlercesi tecavüze uğrarken, “Sevgilim” diyerek zalim doğrarken, Yüzlercesi hüngür hüngür ağlarken, Kadınlar günüymüş, bundan bana ne? Nefsinin emrine uymuş nicesi, Anama, bacıma sıçrar sancısı. Vahşiye yem oldu hep narincesi, Kadınlar günüymüş, bundan bana ne? Güya ki medeni insan hakları, Bir …
DevamıAşk Mektupları
Karşılıklı sevgi seli olunca, Yollara akıtır aşk mektupları. Hele de beklenen cevap gelince, Umudu ektirir aşk mektupları. Nağmeleri inci gibi serdirir, Umulmadık yerde hayal kurdurur. Uçan kuşa bile haber sordurur, Gözyaşı döktürür aşk mektupları. Gönülden gönüle yolu bulunca, Seven sevdiğine tabi kalınca, Ansızın olumsuz haber alınca; Ciğeri söktürür aşk mektupları. Uykuları böler, çile ektirir; Gece demez, şafak söker, baktırır. Ömür …
DevamıVatan Bayrak Uğruna
Dalgalan göklerde şanlı bayrağım, Senin için koç kurbanlar yatıyor. Kahraman ecdada uzanır çağım, Toprağa dökülen kanlar yatıyor. Engel tanımadan dağları aşan, Zafer ile hedefine ulaşan. Bir hilal uğruna bağrına düşen, Yolunda yorulmaz hanlar yatıyor. Yürekten sevdalı selvi boylular, Nesilden nesile yiğit soylular. Ana kuzuları, körpe toylular, Yaşı küçük çok fidanlar yatıyor. Bayrağa sevdalı, vicdanı sakin, Uğrunda can veren değildir tekin. …
DevamıYar Diye Geldim
Aşkı didârına açtım elimi, Reddetmez cânânı, yar diye geldim. Günah katran katran sardı hâlimi, Af eyler sevgili, Bir diye geldim. Her şey O’na ayan, görür özümü, Bağışlar günahım bilir sızımı. Senden başka kim çeker ki nazımı? Kanayan sinemi sar diye geldim. Bir mecnun misali yanıyor solum, Kirli emelini serdi bu dilim. Gizli değil, âşikârdır bu kulun, Teslimdir bu cânân gör …
DevamıYeni Yıl
Madem kararlısın illa gelmeye, Akıllı, erdemli, muhabbetle gel! İlla niyetlisin konuk kalmaya, İnsan-ı kâmilden muhabbetle kal! İnsan haklarını kucakla, getir; Kötülüğü yok et, benliği bitir. Gönül kalesine yerleşip otur, Tatlı dil, söz ile muhabbetle dol! Üç yüz altmış beş gün açtım yolumu, Sızlatma, merhem ol gönül telimi. Anlatabildiysem arzu hâlimi, Irmak gibi aksın muhabbetin bil! Teslimî dökünce hâlini dile, Erbabı …
DevamıPinhan-Teslimi
Gümüş tas içinde reva görüldü; Bağ talan olunca bağban yoruldu. Uçurduk gençliği, dizler duruldu; Kime arz edelim bu hâli daha? Aşık Cemal Divani Yağmurlar yağmıyor, tarlamız kurak. Başakta tane yok, ne yapsın orak? Leyla bu sevdadan çok oldu ırak; Mecnun da dolaşmaz bu çölü daha. Pinhan-Teslimi Sîne harap olmuş, durulmuş hâller. Açılıp Turan’a gitmiyor yollar. Işkın sürüp açmaz tomurcuk güller; …
DevamıGönül Defteri
Kara Kalem: Mehmet Mücahit Yurteri Bir ağaç misali alınca yara, Gönül mahzun, boyun eğer, iniler. Tüter sinesinde, dönüşür kora, Ah çeker, bağrımı oyar, iniler! Dünyanın varına ümit beslemez, Kapatır sineyi, mihman istemez. Yıkılır sinesi, ruhu süslemez, Al çıkarır, kara giyer, iniler! Hayali, ümidi sanki bir yağma, Cihanın varlığı oluşur mağma. Kalp gözü açılır, gözleri ağma, Belki sevdikleri duyar, iniler. Zaman …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
