Yağmur zamanları, benim zamanlarım… Gökyüzünde bulutlar içini döküyor yine, ben en gitmek istediğim yere, yani yürüyorum sonsuza. Gayet net nereye gittiğimi biliyorum, hiç korkum yok. Artık hiçbir yol beni bana çıkarmıyor, bu dünyada, bu rüyada. Biliyorum, çok anlaşılmıyor. Zaten ben de bir şeyler anlatmak istemiyorum, saçma geliyor bu tekrarlar. Bazı acılar vardır, insan sustukça büyür, yağmur yağdıkça derinleşir, yağmur yağdıkça …
DevamıDeneme
Mürekkebin Asil Mührü
Zamana meydan okuyan hakiki bir kelamın haysiyetine sığınmak, sanal yüzeyselliğin ve geçici kabullerin egemen olduğu bu çağda kaçınılmaz bir duruştur. Yazarlık, kâğıt ile mürekkebin birleşmesinden doğan teknik bir süreç değil; dünyayla, insanla ve dille kurulan derin bir hesaplaşmadır. Yazar, bu hesaplaşmanın getirdiği varoluşsal düşünceye ne kadar dâhildir? Bir yazıyı yazarken kelimeleri ne kadar tanıyor, onların doğurduğu duyguları ne kadar yansıtabiliyordur? …
DevamıZiya Paşa
Sürûrî’den başladığım köşe yazısı yolculuğumda şimdiye kadar ele aldığım isimleri hatırlatarak bu haftaya başlayalım. Sürûrî, şiir ve yazılarına ebced hesabıyla tarih düşürmenin ustasıydı. Keçecizâde İzzet Molla, sürgün hayatını bir anı-roman gibi anlatan, devrinin romanını yaşayan adamdı. Leylâ Hanım, var olabilmek için verdiği bir başkaldırının sembolüydü. Bayburtlu Zihnî, aruzla yaşamak isteyip heceyle ölümsüzleşen bir isimdi. Encümen-i Şuarâ, sekiz ayda dağılan ama …
DevamıArka Fon
Köşe yazılarıma ara verdim bu aralar, tamamen kurguladığım “Arka Fon” isimli bir tiyatro oyunu yazıyorum. Oyun, fon yöneticileri ile manipülatör grupların perde arkasında iş birliği yaparak fon paralarıyla hisseleri suni şekilde şişirip yatırımcının gözünü boyamasını, sözde düzenli ve güvenli bir getiri hikayesini konu alıyor. Eserin son yılların en renkli tiyatro oyunlarından biri olacağına adım gibi eminim. Yatırım fonlarında sistemin nasıl …
DevamıBizim
Vatana, bayrağa sevdalı olan, Ulusu korumak işimiz bizim. Ar, namus, iffetli töreyi bilen; Alın ak, dik durur başımız bizim. Yüceltiriz surda bayrak dikeni, Yok ederiz çatık kaşla bakanı. Uğratmayız yurda nifak sokanı; Düşmana çatıktır kaşımız bizim. İnancına sahip, taviz vermeden, Kaç bin yıldır yürüyoruz durmadan. İncitmeden, gönülleri kırmadan; Her zaman tazedir yaşımız bizim. Biz oldukça “biz” benliği kırmışız, Destur ile …
DevamıAhmet Midhat Efendi
Günümüzde, 19. Yy’da Osmanlı’da Kadın Yazarları Savunan İsimleri Tanıyor muyuz? 19. yüzyılda, kadınların yazarlığının dahi tartışma konusu olduğu dönemlerden birinden bahsediyorum. “Kadınlara imkân sağlanırsa erkeklerden geri kalmazlar” diyerek ve hatta bunu kendi gazetesinde yazarak, kadınlara destek çıkan kişi kimdir? Bu kişi, Ahmet Midhat Efendi’dir. Bugün- ağırlıklı olarak edebiyatçıların- onun adını duyduğumuzda aklımıza genelde “Hâce-i Evvel” (İlk Öğretmen) unvanı, kalın romanları …
DevamıKaçın Kurası
Özlem Korkmaz Zaman geçmiş zaman vakit telaşta Ayna haddin bilmez sırla savaşta Gönül boşa titrer akıl güreşte Bilmez mi dünyayı kaçın kurası Aşk lafa tutuşmuş gülüm balımda Naz ipe gerilmiş eda çalımda Vefa can çekişir ölüm kalımda Bilmez mi dünyayı kaçın kurası Sûret rafa kalkmış pas toz içinde Heyhat sahne almış rolü biçimde Yasak perde çekmiş dili suçunda Bilmez mi …
DevamıAhmet Vefik Paşa
Bugüne kadar yazdığımız isimler, Tanzimat dönemini hazırlayan isimlerdi. Encümen-i Şuarâ’dan sonra sıra Ahmet Vefik Paşa’ya geldi. Onu, özellikle bu dönemle ilgili bilgisi olmayanlar için yakından tanıtmak, onun farklı yönlerini buraya aktarmak istiyorum. Belki bu şekilde, o dönemin isimlerinin nasıl katkılar sağladığını ve neyle mücadele ettiğini daha yakından görebilir, anlayabilirsiniz. Ahmet Vefik Paşa’nın bize kattığı en önemli şeylerden biri, Türkçenin Arapça …
DevamıKendine Gel Komşu
Komşu komşu hu hu! Yine neyin peşindesin, neyin hayalini kuruyorsun? Özgürlüğümüz bebek katili soykırımcı ülkeye bağlı demeye utanmıyor musun? Yakışır mı bir ülkeye hiç, başka bir ülkeye gelin bizi koruyun demek? Yakışık almadı ortada fol yok yumurta yok iken ona buna ezilip büzülmek. Perde arkasında bize karşı sinsi planlar yapılıp olası çatışma senaryoları hazırlanıyormuş, sakın ola ki şarlatanların gazına gelip …
DevamıKurtlar Sofrası
Maksuda erişmenin türlü hali var iken İnsanoğlu bulaşmış kötülüğe çok erken Çalıp çırpmak adeti bir tür hüner sayılmış Rüşvet torpil illeti pazarlığa yayılmış Vakte telaş bulaşmış faiz karın doyuran Helal ile haramı var mı tek tek ayıran Kalbe çalım atıyor tokluktan şişen mide Herkes aç mı yatıyor kim bu batan gemide Üstün gelmiş gürleyen, cebi şişik dev adam Kime ait …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
