Şimdi ben cümleme sizi kıracak bir hata ile başlasam. Ardından özür dilesem beni affeder misiniz? Hatta afedersiniz desem affetmek ister misiniz? Diyelim önemli değil dediniz, olan biteni yok sayabilir misiniz? Hafıza beyaz bir porselenin kırılmadan önceki haline benzer. Pak ve durudur. Çizik kırık ezik yoktur. Ancak bir olay yaşanmış ve hafızaya geçmiş ise o hafıza artık eskisi gibi değildir. İsterseniz …
DevamıDeneme
Kimdi?
Neden bunu yapıyordum kendime? Bile bile acı çekmek ya da bile bile kendimi bu girdabın içine sokmak… Defalarca aynı yerden yanmaya neden gönüllü oluyordum? Kendime neyi itiraf edemiyordum? Oysa başka seçenekler de vardı. Hayata güzel bakmanın keyfini süreceğim; güneşli ya da yağmurlu bir güne uyanmak, hiç fark etmeksizin tebessümle kalkmak o yataktan… Saçlarının dağınıklığına takılmadan aynada sana bakan kendi gözlerine …
DevamıMürekkep Kokulu Ayrılık Cinayeti
“Gece” yüzünde bir maske gibiydi, Belli ki çehreni saklıyordun… Her ayrılıkta, Gözyaşı izi vardır… Sokak lambası -sarı, titrek, bir şüpheli gibi- duvara yaslandı. Kaldırım taşları sessizdi, Belki de her taşın altında bir ayrılık cinayetinin izi saklıdır. Sen kaçtın, Hicran peşine düştü… Kalbin kalbimde kalp izi bıraktı, Geride bıraktığın gölgeler mürekkep gibi yayıldı odama. Dosyalar açıldı bir bir, Her sayfa bir …
DevamıV-akit
Bilmem ki c-an uyanık mıdır şimdi Hangi deryalarda umm-andır vakit Ol isyan ki tende yanıktır şimdi Onulmaz yarada derm-andır akit On ikiyi gören birden vazgeçer şimdi Hangi sabırlarda selm-andır vakit Ol güman ki serde sanıktır şimdi Varılmaz yollara meym-andır akit Azıdır çoğudur cih-andır şimdi Hangi hülyalarda sevdadır vakit Ol cemal ki gülde soluktur şimdi Dikensiz dallara hayr-andır akit Sabah geç …
DevamıKurgulanmış Savaşlar
Bugün Ortadoğu’da tanık olduğumuz çatışmaların, ABD ve diğer küresel güçlerin “barış sağlama” iddialarının ardında yatan asıl niyet, gezegenin kaynaklarını yönetme arzusudur. Bu elitist kesimler; artık siyasi otoriteleri de yanlarına alarak din, ırk ve etnik kimlikler üzerinden toplumları manipüle ediyor. Eskiden sadece basını kullanarak yalan haberler yayan, aramıza ajanlar sokan bu yapı, artık dijital kurguları ve sahte önderleri de devreye soktu. …
DevamıCehennemin Kapıları Aralandı
Şaşırtıcı biçimde değişen dünyada, her gün daha büyük bir skandalla karşı karşıya kalıyoruz. İyilikle merhamet ayaklar altına alınmış, kötülükle acımasızlık tavan yapmış durumda. Her an kalleş gölgeler tarafından takip ediliyor her an uçuruma itiliyoruz. Görünenden daha acımasız oldu hayat, mutlu olacağımız huzur bulacağımız bir dünya bırakmadılar artık. Dünyayı yönetenler bir yandan demokrasiden bahsedip, insan haklarını dilinden düşürmüyorlar diğer yandan her …
DevamıSarı Yazma
Ben, Ordu ili Kumru ilçesi doğumluyum. 1979’un 26 Kasım’ında soğuk bir kış gününde doğmuşum. Çocukluk yıllarım çok güzel geçti. İlkokulu beşinci sınıfa kadar köyümüzdeki okulda okudum. Köyümüzün okulunun bahçesi çam ve kavak ağaçları ile çevriliydi. Okulun alt tarafında küçük, berrak bir dere serin serin ve yavaş yavaş akardı. Sonra o derenin etkisiyle olsa gerek: Akar şırıl şırıl serin bir dere. …
DevamıYazık Oldu
“Hiç mi güveneceğimiz insan kalmadı?” dedi yavrusu. “Sen kendine saygını yitirme, en önemlisi bu.” Bil ki; “nerede hata yaptım” düşüncesi Akıllı insanı yordu. Herkes vatan evladı, Herkes ana kuzusu, Herkes bir can taşıyor Ne gayeyle yaşıyor? Bil değerini! Kıymetin bilinesi… Hayret edilesi olaylar silsilesi yıkmasın seni. Beklemediğinde ummadığınca, Anlam veremediğinde soramazsın, Susarsan anlarlar mı? Bilemezsin… Ayıptır, günahtır, yazıktır denesi… Kabahat …
DevamıŞenol Tombaş’ın Öykücülüğüne Dair Kuramsal Bir İnceleme
Şenol Tombaş öykücülüğü, çağdaş Türk anlatı geleneği içerisinde metafizik ve felsefi sorgulama ile ahlâkî-eleştirel duyarlılığı birleştiren özgün bir çizgide konumlanmaktadır. Bu öykü anlayışı, klasik olay merkezli anlatıdan ziyade düşünce yoğunluklu, aforizmatik ve içsel gerilimle beslenen bir yapı arz eder. Metin, yalnızca bir hikâye anlatmaz; ontolojik bir problem alanı açar. Öz Bu çalışma, Şenol Tombaş öykücülüğünü metafizik sorgulama, aforizmatik dil …
DevamıHatırlayın!
Edebiyatın, sanatın ve felsefenin dönüştürücü gücüne daima inanırım. Çünkü insan ancak gerçek bir varoluşu, ruhsal ve zihinsel olarak ortaya koyduğu şeylerle hissedebilir. Kendi üretmese dahi okuduğu bir cümlenin altını çizerken, bir tablonun renklerinde göz gezdirirken ya da bir düşünürün fikirleri üzerine kafa yorarken… Bunlara hâlâ inanmaktayım. İnanmasam sanırım yazmayı bir kenara bırakır, düşünmekten de vazgeçerdim. Gelgör ki insan, ne yaşarsa …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
