Bugün anneler günü. Sosyal medya dolup taşıyor çiçeklerle, pastalarla, “en güzel varlık” gönderileri ve hikayeleri ile… Toplum bir gün için anneliği kutsallaştırıyor “ geri kalan üç yüz altmış dört gün” boyunca ne yaptığını görmezden gelerek. Ama ben bugün başka bir şeyi düşünüyorum. Anneliği kutsal ilan eden aynı toplum, doğum masasında öldürülen kadınları kaç gün gündemde tuttu? Lohusalık depresyonuyla yalnız başa …
DevamıDeneme
(Olağan)üssü
Geçen gün düşündüğümde; hiç üzerinde düşünmeden kabul ettiğimiz yahut kabul ettiğimizi bile fark etmeden yaşayıp gittiğimiz bazı şeyler aklıma geldi: Mesela yolda giderken bir insan, yanına yarım metreden fazla biri yaklaşsa, dururken ona çarpsa yahut onu itse veya yürürken kendine çok yakın mesafede biri yürüse rahatsız olur haliyle kuşkulanır hatta bu yaklaşım devam ederse onu farklı şekillerde azarlama kınama yoluna …
DevamıMevzu Bayrak
* “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır” dizesi ile ne güzel ifade etmiş Mithat Cemal Kuntay, bayrağın sadece bir kumaş parçası olmadığını ve bir bayrağın, üzerinde dökülen kanla bayrak olduğunu. * Şehitlerimizin dökülen kanlarını, vatanımızın kutsallığını, bağımsızlık tutkumuzu, milli birliğimizi, tarihimizi, onurumuzu, namusumuzu, kutsal değerlerimizi anlatır ay yıldızlı bayrağımız. * Vatanseverlik, fedakârlık, kahramanlık kelimelerini; nice isimsiz yiğitleri, gizli kahramanları, evlatsız kalan …
DevamıUmuda Renkler
Umuda Renkler Titreyen zamanın gölgelerinde Belki yeşil bir kayıptı umut Mekanın olmadığı bir yerde Sanki suların üstünde bir bulut İnce zirvelerin ak eteklerinde Derinden çağlayan bir sükut Dalga dalga pembelerde Saydam akan bir boyut Dönenlerin olmayan bilinçlerinde Dört köşeli mavi bir konut Parlayan kızıl anların içinde Hayatlar sunan yekvücut Kimbilir nerede Hapsedilemez ki umut Belki bir seste ya da nefeste …
DevamıÖzgürlüğün Bedeli: Sorumluluk
Özgürlük, insanın her türlü dış etkiden bağımsız olarak kendi istencine ve kendi düşüncesine göre karar vermesi durumudur. Bu kavram, insanın yaşam serüvenine hoş bir seda olarak girmekle beraber; duyulduğu andan itibaren bireyde anlamsız bir özgüven hissi uyandırmıştır. Zamanla, her istediğini yapan ve dilediğince yaşamayı sürdüren birey, bu düzeni hayatın merkezine yerleştirmiştir. Hiçbir canlıya anlam yüklemeden yaşamaya devam eden bireyler, özgürlüğün …
DevamıMiyokard Enfarktüsü
Siz doktora gittiğinizde suçlamak suçlanmak için gitmezsiniz. Kendinize ne kadar yanlış bakarsanız ya da hiç bakmamış olursanız olun kimse sizi bunun için suçlamaz. Durumu tahlil etmek için teşhis etmek için tedavi etmek için birşeyler yapılır. Elbet adli vakaları kastetmiyorum. Ben düşünüyorum ki mevcut toplumsal sorunlarımızda böyle ele alınmalıdır. Tüm sosyal organlarımızın, sorunları bir check-uptan yani -tam teşekküllü bir şekilde sağlık …
DevamıHikâyenin Sonu
Her arkadaşlığın her dostluğun her birlikteliğin sonunda muhakkak bir ayrılık vardır, bir ömür hiç ayrılmayacağız desen bile sonunda ecel ayırır. Hikâyenin sonu hiç değişmez ne zaman çare olabilir ne de gösterilen çabalar. Heyecanla umutla başlayan bütün hikâyeler gün gelir kalbimizi acıtarak sonlanır. Kimi zaman siyah beyaz kimi zaman rengârenk olarak karşımıza çıkar hikâyeler, hayatın acımasızlığını hayal kırıklıklarını anlatır; aşka, sevgiye, …
DevamıAltın Sırlı Kırık Kalp
Şimdi ben cümleme sizi kıracak bir hata ile başlasam. Ardından özür dilesem beni affeder misiniz? Hatta afedersiniz desem affetmek ister misiniz? Diyelim önemli değil dediniz, olan biteni yok sayabilir misiniz? Hafıza beyaz bir porselenin kırılmadan önceki haline benzer. Pak ve durudur. Çizik kırık ezik yoktur. Ancak bir olay yaşanmış ve hafızaya geçmiş ise o hafıza artık eskisi gibi değildir. İsterseniz …
DevamıKimdi?
Neden bunu yapıyordum kendime? Bile bile acı çekmek ya da bile bile kendimi bu girdabın içine sokmak… Defalarca aynı yerden yanmaya neden gönüllü oluyordum? Kendime neyi itiraf edemiyordum? Oysa başka seçenekler de vardı. Hayata güzel bakmanın keyfini süreceğim; güneşli ya da yağmurlu bir güne uyanmak, hiç fark etmeksizin tebessümle kalkmak o yataktan… Saçlarının dağınıklığına takılmadan aynada sana bakan kendi gözlerine …
DevamıMürekkep Kokulu Ayrılık Cinayeti
“Gece” yüzünde bir maske gibiydi, Belli ki çehreni saklıyordun… Her ayrılıkta, Gözyaşı izi vardır… Sokak lambası -sarı, titrek, bir şüpheli gibi- duvara yaslandı. Kaldırım taşları sessizdi, Belki de her taşın altında bir ayrılık cinayetinin izi saklıdır. Sen kaçtın, Hicran peşine düştü… Kalbin kalbimde kalp izi bıraktı, Geride bıraktığın gölgeler mürekkep gibi yayıldı odama. Dosyalar açıldı bir bir, Her sayfa bir …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
