İkiye Bölünen Sessizlik

Göğüs kafesimde sıkışmış iki kelime, sessizliğe ahdetmişti.
Sokaklar kalabalıktı ama içim yapayalnızdı. Bağırınca herkes bakıyordu; fakat ben, kalabalığa perde çekip benliğimi gizliyordum.
Suskun kelimeler bedenimi ele geçirmişti.
Gitmek mi zordu, kalmak mı?
Kalabalıklar arasında yankılanan sorularla günler geçerken, sessizlik can yoldaşım oldu.
Ardında bıraktığın her gözyaşı damlası, kıyıda yarım kalmış bir hikâye bıraktı.
Artık giden gelir mi bilinmez; ama kalan, sessizliğe iz bıraktı.
Göğsüne sessizlik batmışken, gitmek mi ağır gelir, kalmak mı?

Hacer Taşdemir

Bu yazıyı okudunuz mu?

Mürekkebin Asil Mührü

Zamana meydan okuyan hakiki bir kelamın haysiyetine sığınmak, sanal yüzeyselliğin ve geçici kabullerin egemen olduğu …