Dünya, annenin payına hep teslimiyet ve direniş biçendir. Oysa tek bir soru var aklımda: Onarılamaz bir mücadelenin kıvrımında dizlerini vuruşturmak mıdır fedakarlık? Puslu, sisli gecelerde yük sırtlanmak mıdır sahiden binlerce kurdun pusuda yattığı yabancı mahallelerin köşelerinde. Zamansız yağmurlarında sinmek demişler adına annenin. Her mısrasına, uzuvlarının ağrılarına kendinden vazgeçmeyi beslemişler. O annedir ki değil ekmeği sütü, o karşı konulmaz büyütmeyi ayıklayandır …
DevamıNesli Han
Vicdan Tezgâhı
Bazı avuçların paslıdır yaşanmışlıkları. Çizgilerini bile yutmuştur zaman zaman dalgaları. Ne çırpınabilmiştir okyanusunda ne can vermiştir tortusunda duvarlarının. Bakmasın, seyretmesin kimse o duvarların nasıl yıkıklaştığını. Nasıl ince örtüldüğünü bağırmasın kimse üşümelerinin. Bazı kapılar çağırmaz çığlıklarını. Susturmaz kanları. O sağır kilitlerin ardında durmak vardır; sinmek bile mükâfatıdır sarsılmalarının. İşte yüklerinde hep büyüyememek vardır. Gözyaşları, o korkutulmalardan sıyrılıp toprağa karışırken çocukluğu hep …
DevamıTürk Edebiyatında Baba Figürü
TÜRK EDEBİYATI GÖZÜNDE BABA FİGÜRÜ Çocukken dinlediğimiz masallarda merhamet yaşar, insanlık uyanırdı. Yarım kalanlar toplanırdı. Kelimelere ne hacet… Bir bakışa, bir kaş çatışa, bir başı büküklüğe kimsesizliği beraberlik yeşertirdi. Belki de tüm büyüsü, tüm sihri sadece sevgidendi. Sadece babasızlığa tutmazdı o sihirler. Çünkü bizim edebiyatımızda da baba; korkusuzluğu öğrendiğimiz, ilk heyecanı bölüştüğümüz, aynı yaramazlıklara ortak bulduğumuz, ne olursa olsun, asla …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
