Kapı yüzüme kapandığında tek bir sözcük asılı kaldı havada: “Haklısın.” Yazın ortasıydı ama odanın soğuğu kemiklerime işliyordu. Haklıydım. Bu zaferin avuntusuyla içimdeki karları izledim. Beyaz yağıyor, değdiği yerde kızıla dönüyordu. İki insan arasına soğukluk girip duvarlar örüldü mü güneş içeri girmekle uğraşmazdı. Pencereye yürüdüm. Dışarıda can yakan bir aydınlık vardı. Güneş sırf haklıyız diye elini uzatır mıydı bize? Kimin yanında …
DevamıHacer Taşdemir
Sol Yanın Dört Rengi
Yanaklarım sırılsıklam, Kalbin o dinmeyen sancısı Gözyaşıyla doğurur acıyı. Ruhumda açılan yarıklar Derin izler mühürler geceye. Zamanın koyuluğunda, Demli bir gece… Kalbe sızan karanlık, Derinleşen sessizlik Kuşanır kendi giysilerini. Tam bu anda, Aşkın rengini sorarsan eğer: Dört renk birden sarar Göğsümün sol yanını. Süzülür kanayan gözlere. Sürme çeken ellerimle Ateşe dönüşür düşen her damla. Bu yangının tam kalbinde, Göğsümün ortasına …
DevamıEbedi Bir Mühür Olarak Ölümün Asaleti: Frankenstein
Mary Shelley’nin 1818’de yayımladığı Frankenstein ya da Modern Prometheus, sadece bir korku hikâyesi değil; bilimin sınırları, insanın yaratma arzusu ve toplumun dışlanmışlığa verdiği tepki üzerine yazılmış derin felsefi bir romandır. Bu trajik yaratım arzusunun kökenlerini anlamak için Mary Shelley’nin kendi hayatına bakmak gerekir. Shelley’nin yaşamı adeta bir kayıplar silsilesidir: Doğarken annesini kaybetmiş, üç bebeğini toprağa vermiş ve en sonunda büyük …
DevamıRüzgâra Direnen Can
Hayatın nakşı birleştirir ayrı olan sevdayı, Sarar bütün rüzgârlara rağmen gönle düşen yaprağı. Dokunur ruhum gökyüzünün muammasına, Sonsuzluğa akar gözlerim, canın canda hayat bulduğuna. Güneş vurur gönlüme, gölgen vurur kalbime, Batıdan batmaz olur , hep doğudan doğar can. Can sana uğrar, canına can olmaya gelir, Ey can, gönlüne konan kuştan haberin var mı? Can nakdi verilmişse bil ki sevdadan yanadır …
Devamıİkiye Bölünen Sessizlik
Göğüs kafesimde sıkışmış iki kelime, sessizliğe ahdetmişti. Sokaklar kalabalıktı ama içim yapayalnızdı. Bağırınca herkes bakıyordu; fakat ben, kalabalığa perde çekip benliğimi gizliyordum. Suskun kelimeler bedenimi ele geçirmişti. Gitmek mi zordu, kalmak mı? Kalabalıklar arasında yankılanan sorularla günler geçerken, sessizlik can yoldaşım oldu. Ardında bıraktığın her gözyaşı damlası, kıyıda yarım kalmış bir hikâye bıraktı. Artık giden gelir mi bilinmez; ama kalan, …
DevamıÖzgürlüğün Bedeli: Sorumluluk
Özgürlük, insanın her türlü dış etkiden bağımsız olarak kendi istencine ve kendi düşüncesine göre karar vermesi durumudur. Bu kavram, insanın yaşam serüvenine hoş bir seda olarak girmekle beraber; duyulduğu andan itibaren bireyde anlamsız bir özgüven hissi uyandırmıştır. Zamanla, her istediğini yapan ve dilediğince yaşamayı sürdüren birey, bu düzeni hayatın merkezine yerleştirmiştir. Hiçbir canlıya anlam yüklemeden yaşamaya devam eden bireyler, özgürlüğün …
DevamıCemre Âb-ı Hayata Düşer mi?
Aşkı beklerim, baharı bekler gibi; Her vakit bir zemheri sonrası, Açmayı bekleyen papatyalar misali; Bir parça yağmur ve ılık esinti Karşılasın noksan olan sevgiliyi. Levh-i kalem uykusuz nöbetini, Yaradan’a teslim olmuş beklerken, Gözleri şişmiş hâlde Gecenin sırdaşı gökyüzü, Bizden olana sahip çıkarken, Sessizce payımıza eşlik etmek düşer. Cana yoldaş olan nöbet tutar, Uykusuz geceler şems olur. Bir nebze can bulan …
DevamıAşka Tutulmak
Akıl : “ Ulaşılması zor olduğun için mi yücesin!” Kalp: “ En yüce duyguda kavuşmak önemli değil ki!” Akıl: “ Aşk, dokunmadığında gerçek olmaz.” Kalp: “ Yalnız bırakmayan gölgen kim?” Akıl: “ O sadece yanılsama.” Kalp: “ Bizi birbirimize bağlayan yanılsamalarsa!” Akıl: “ Beklemek, seni ve beni öldürür.” Can: “ Aşk, kavuşmayı mı ister yoksa beklemek mi aşkı yaşatır?” Güneşin …
DevamıYüreğin Günahı
Soğuk bir rüzgâr esintisi tene değince, Göğsün soğuk ağrısını ten hissedince, Tutku zehirli iksirini ruha akıtınca, Hangi bedende can bulur? Gönülde açmaya razı bir demet gonca, Hicran yarığını sağaltmak için nefes olur. Cana can veren dölün tohumu açınca, Can da yeniden, Tanrı olmak ister mi? O vakit, ıstırap yüklü kalp attığı müddetçe, Kâh şifa kâh zehir olursun. Donuk dudaklar kalbe …
DevamıMeşguliyet ve Zaman Algısı
Dünya ekseninde yaşadığı müddetçe insanoğlu yaşam mücadelesi vermek durumundadır. Fakat bu eksenin etrafında dönerken hiyerarşik düzenin olduğu sistemin bir parçasında yaşam kalitesini belirlemek önceliği olmalı bir insanın. Neden mi? Her anı dolu yaşamak insana sunulan sistemin bir parçası olmuştur. Her ne olursa olsun durmadan çalışmak, hep bir yerlere yetişme çabası, kişiyi daha değerli görünmeye çalışmaya sevk etmiştir. Ne kadar meşgul, …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
