Açım

Cehalete karşı ölüm orucundayım,
Kötülüklere karnım tok, iyiliklere açım.
İftarsız davanın kuruyan damlasıyım,
Gözlerim ağlamaktan kurumuş, çöl gibi açım.

Kelimeler dilendim nice erdemden,
Dolmaz yine de beynimdeki boşluk,
Nice günleri yedim bir bir gafletle,
Doymaz gönlüm, ölecek kadar açım.

Bir lokma hakikat düştü dilime,
Bin yıllık suskunluk çöktü gönlüme.
Kendimi aradım kendi içimde,
Kapımı çalan ben, kendime açım.

Nice putlar yaptım kendi sözümden,
Kırdım aynaları korkum yüzünden.
Bir ışık bekledim karanlık gözümden,
Güneşe değil, gölgeme açım.

Kitaplar çoğaldı, aklım azaldı,
Bilmek sandığım şey kuşkuya düştü.
Bir harf öğrendim de idrakim tutuştu,
Bir harfin sırrına ben bin ömür açım.

Doyurmadı beni ne şan ne servet,
Damla damla merhamet oldu nihayet.
İnsan olmakmış meğer asıl nimet,
İnsanın insana sevgisine açım.

Gün gelir susarım, çünkü söz fakiriyim,
Cehalet doyunca göl olur gözlerim,
Ölüm de kapımı çalar, vakit gelince,
Ben hâlâ yaşamın sırrına açım.

Kim yemiş adaleti? Kalmamış sofrada.
Vicdan ölüm orucundayken kim içmiş suları?
Çöp konteynerları ekmek teknemiz olmuş.
Biz açken tok yatmayana açım.
Şenol Tombaş

Bu yazıyı okudunuz mu?

Aynı Gökte İki Gölge

Tutunup bir ömrün gölgesine, Bir gönle yaslanmak gerekirken; Omuzlara basıp yükselmeyi Var olmanın yolu sandı …