Gencay Coşkun

Gencay Coşkun
Gencay COŞKUN 4 Ağustos 1974’te İstanbul, Bakırköy’de doğdu. Yazın ve düşün dünyasına olan ilgisi, onu hem edebiyat hem de tiyatro alanında üretken bir isim hâline getirdi. Edebiyatla ilk teması çocukluk yıllarına uzanan Coşkun, giderek bir ifade aracı olarak yazıya yöneldi. Hikâye, deneme ve şiir türlerinde metinler kaleme aldı; aynı zamanda tiyatro tutkusu onu senaryo yazımı ve oyunculuk deneyimine taşıdı. Tiyatro izleyicisi olarak gittiği “Üçüncü Türden Yakın İlişkiler” isimli oyunla E.S.E.K. tiyatroya girerek uzun yıllar alaylı olarak yer almıştır. Tiyatro, vazgeçilmezi olup yazma sevdasını en çok körükleyen bir aşk olmuştur. Medya ve iletişim alanındaki deneyimi, Zeytin FM ve çeşitli ulusal radyolarda hazırlayıp sunduğu programlarla başladı. Radyoculuk sonrası televizyon ve sinema projelerinde yer aldı. Kurtlar Vadisi, Diriliş Ertuğrul, Yunus Emre, Kızıl Goncalar gibi dizilerde ve Kadri’nin Götürdüğü Yere Git, Tatlı Şeyler, Bir İhtimal Daha Var gibi filmlerde aktif görevler üstlendi. Eğitim hayatına olan tutkusu, onu farklı disiplinlerde lisans ve lisansüstü çalışmalara yöneltti. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İktisat Teorisi alanında yüksek lisansını yeni ekonomi hakkındaki teziyle tamamlamış olup, aynı bölümde küresel ekonomide yapay zekâ konulu teziyle doktora eğitimine devam etmektedir. Ayrıca Topkapı Üniversitesi’nde Tiyatro, Anadolu Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı, Ankara Üniversitesi’nde Radyo, Sinema ve Televizyon bölümlerinde öğrenimine devam etmektedir. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde “Türkçe Eğitimi” alanında tezsiz yüksek lisansını tamamlamış, Ahmet Yesevi Üniversitesi’nde ise “Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi” alanında tezli yüksek lisans yapmıştır. Kişisel gelişim alanındaki birikimini İSMEK bünyesinde düzenlediği atölyelerle paylaştı. Uzman Öğretmen ve Kişisel Gelişim Okulu Yöneticisi olarak görev yaptı. Edebiyat ve yazma pratiğine dair çalışmalarını Halk Edebiyatı Dergisi’nde yapmakta ve değerli arkadaşı şair-yazar Şenol Tombaş ile ortak projelerle derinleştirmektedir. Yakın zamanda kitap çalışmalarını okurlarla buluşturmayı hedeflemektedir. Beş harf, tek kelime: SAYGI… İletişim: gencayc@gmail.com www.gencaycoskun.com.tr https://gencaycoskun.blogspot.com/

Yüzüne Yazılan Yalan

Bürünüp maskelerine, seyre dalmış şehir. Gelen geçeni öğütür benim gibi. Sırça köşkün oldu mu senin şimdi? Kurdun mu daha büyük rüya? Hangi sokağa çıksan ben çıkacağım karşına, nereye kaçsan ansızın aklına geleceğim. Artık asla iyi olmayacağım. Şehirde birisi çıkar karşına, bakar gözlerine. Sonra alır senden masumiyetini, bütün suçunu sana yükleyerek. Eskiden salaktım, anlamazdım. Şimdi nefes alışın yalan… Bunu görmek cehennemi …

Devamı

Kışa Hazırlık

Sevmek için bu beklemeler, Yoldaş olmak için bu ateş. Halbuki saygıyla başlardı sevgi Durup durup zevk için yürekler vurulmazdı. Uyanmak lazım, maskelileri görmek için. Yollara düşmek gerekir. Kötü bir şey yapmadan da kaybedebiliyorsun bu hayatın içinde. Herkesi iyi sanıyorsun, her gülenin elinde kalıyorsun. Açılınca gözlerim bildim gerçekleri, Renkli bir dünya değilmiş burası. Kocaman bir kalabalık var, kocaman bir yalnızlık. İyilerin …

Devamı

Şeytan Değilim, Melek Hiç Değilim

Yalnızlıkla terbiye edilmiş insanlara Hiç kimse ayar veremez, Yaratan’dan başka. Başkaca uluhiyet makamı da yoktur Hak katında. Ben ancak Allah’ın ipine sarılırım. Kullarınki kendi nefsinedir. Bilmez mi ki Yaratan, Seni de beni de Her yanlışa rağmen yine rızkını verir, Tövbeni bekler. Birbiri ile biz olup Başkasını araya karıştırmayanlara Affı da kapısı da hep açıktır. Ağzı olan konuşur, Hayatına cümleler dizer… …

Devamı

Birlikte Tek Olmak (Griler İçinde Gürültü)

Birlikte Tek Olmak (Griler İçinde Gürültü) Bazen böyledir hayat. Güneş saçarsın, ama karanlıklarla can yoldaşsındır. Yorulursun, kahverengilerin izi hiç çıkmaz ellerinden. Nefes aldım sanırken sesler duyarsın. Sana çok yakın ama ismini bile bilmez emanetinden. Yırtık pırtıktır elbiselerimiz, bulaşıkları kalmış kaçıncı asırdan. Yaması bile yoktur çarşafların. Griler içinde gürültüler. Ne yapsan çaresizsin, her sabah umut toplar, akşama kalmadan ağlayarak tüketirsin. Bir …

Devamı

Rengin Gerçek Değil

Şiir yazmanın sancısı farklı bir şeydir. Didik didik eder gözler bütün cümlelerimi, kelimelerimi. O kalbin içinde olmadan kimse bilemez özünde sakladığımı. Bir yağmur mesela; yağarken nereye düşeceğini, düştüğü yerde ne yapacağını ancak kendi bilir. Şiir böyle bir şeydir. Yürekten sonsuzluğa doğru bir düşüştür ya da yükseliştir. Kara Kalem: Mehmet Mücahit Yurteri Rengin Gerçek Değil █ Keskin bir bıçak, Gözleri. İlk …

Devamı

Savaşçının Kalbi

Hayatın içinde doğrularla, var olmak gibi… Bu evrene sığmayan ideallerim oldu. En büyük savaşlardan birine düştüm. Sevdalandığın şeyle savaşmak ne zormuş. – – – – Savaşçı olmak, asla, senin seçimin değildir. Karşına o kadar çok kötüler çıkar ki, artık savaşmaktan başka çaren kalmaz ya da usul usul susmak. Küllerinden yeniden doğmak… Yanmak ne zor. – – – – Güzellikler içinde …

Devamı

Duaların Yangın Kapısı

Dua etmek bir sanattır. Herkes bu sanattan anlamaz ve bu insanlar için hayat her zaman zor olacaktır. Bundan daha zoru ise dualarını sadece nefsi için edenlerin bu dünyada diğer sonsuz alemde yaşayacaklarıdır. Uzun uzun sipariş verir gibi dua ederler insanlar. Hayatın içinden istediklerini almak için uzun uzun cümleler kurarlar. Ettiği dualar kabul olduğunda ise biraz sevinirler sonra ne olduysa, o …

Devamı

Ayakta Ölmem Lazım

Ayakta Ölmem Lazım Yarım kaldıklarımdan sonra Ölümden hiç korkmuyorum Gelemedim kaldım arafta Bir koridor bembeyaz Nefesim çıktı yavaştan Herkes belli belirsiz Uzun bir yorgunluktu Kalkamamıştım ayağa… Ayakta ölmem lazım Dimdik ayakta Karlı Dağların zirvesinde Rüzgarlar vururken yüzüme Güneş doğarken sabahlarıma Ay doğarken gecelerime Ayakta ölmem lazım Kimseye zahmet olmadan Kimseye muhtaç olmadan Dimdik ayakta Ayakta ölmem lazım 29.01.2026 Gencay COŞKUN

Devamı

Aşkın Suretlerine Yenilirken

“Aşkın Suretleri Gerçek Aşka Yenilirmiş…” diye ölümsüz bir kural vardır. Gerçek hayatta öyle midir? Hayatın acımasız döngüsünde, Aşk, Suretlerine Yenilir. Ne garip değil mi? Bu çelişki, insanın kalbini yakıp geçen bir paradokstur; sanki dipsiz bir kuyu, çıkmaz bir sokaktır. O çıkmaz sokağın taşlarını, ihanet edilen her hakikatin ve yaşanmamış her cümlenin sessizliği döşer. İnsan o sokakta kayboldukça, aslında yalnızca kendi …

Devamı

İyilerin Yüreğinde Oturan Sessiz Volkan

İnsanlar, karşısındakine iyilik ve nezaketle uzandığınızda, bu eli bazen boşlukta sallanan bir zayıflık işareti sanırlar. Kibarlığınızı ve saygınızı, doldurulması gereken bir güç boşluğu gibi görürler. O boşluğa, saygısızlık cesaretiyle adım atarlar, çünkü sizi kırılgan bir cam sanmışlardır. Oysa iyi olmak, kuvvetten düşmek değildir. Kendine ve herkese karşı duyarlı, bilinçle seçilmiş bir gücün en zarif tezahürüdür. İncelik, çelik iradenin en parlak …

Devamı