Miyokard Enfarktüsü

Siz doktora gittiğinizde suçlamak suçlanmak için gitmezsiniz. Kendinize ne kadar yanlış bakarsanız ya da hiç bakmamış olursanız olun kimse sizi bunun için suçlamaz. Durumu tahlil etmek için teşhis etmek için tedavi etmek için birşeyler yapılır. Elbet adli vakaları kastetmiyorum.

Ben düşünüyorum ki mevcut toplumsal sorunlarımızda böyle ele alınmalıdır. Tüm sosyal organlarımızın, sorunları bir check-uptan yani -tam teşekküllü bir şekilde sağlık taramasından- geçirmesi gerekir. Tansiyon yüksekliğimizi kalbimizi suçlayarak, kalbin ritminden etkilenip ağrıyan başımıza günah yükleyerek, dönen başımızı sendeleyen ayaklarımıza laf atarak, ayağımız sendeleyip düşen vücudumuzu yuhalayarak zaman kaybedersek ne tedavi oluruz ne de hastalığın ana kaynağına inmiş oluruz. Mesele kan takviyesi, mesele kalp krizi, mesele bilinç kaybı, mesele ne kadar çetrefilli olursa olsun önce gerekli tetkiklerin yapılıp, doğru bir teşhisten yola çıkılarak uygun bir tedavi izlemine gidilmelidir. Elbet en doğrusu gerekli tedbirlerin alınıp hastalığa sebep olabilecek tüm eldeki olasılıklardan mümkün miktarda uzak durmak, hastalığa yakalanmadan sağlıklı olma koşullarını yerine getirmeye çalışmak olmalıdır. Ama elbet ki hastalık gelip kapıya dayandı ve biz bunu erkenden fark edemedik, gerekli tedbirleri alamadık böyle bir durumda bu saatten sonra ne yapılabilir onu tespit etmek gerekli olandır. Nasıl ki gözümüz ağrıdığında ortopediye, saçımız döküldüğünde fizik tedaviye, tansiyonumuz yükseldiğinde dermatolojiye gitmiyorsak toplumsal olarak ağrıyan organımızı doğru mercilerce ele almalı, hastalığın kaynağına uzman kişilerce ve nicel nesnel verilerle inmeli, her önüne gelenin popüler kafayla yorumunu dinlememeliyiz. Teşhis edilen hastalığa sebep her ne ise ister virüs ister bakteri yahut basit bir apse ne olursa olsun meseleyi ciddiye alarak büyümeden, dağılmadan ve başka kişilere bulaşmadan ele almalı ve bir çıban dahi olsa kökünden kurutmalıyız. Masaya yatırdığımız her kim ise ona herkesle aynı muameleyi yapmalı uygulanacak operasyonu titizlikle tamamlamalıyız. Ameliyat kapısında bekleyenler kim olursa olsun mesele hayat kurtarmaksa eğer her bireyi bu maksat ve endişe ile anesteziye almalıyız.

Düşünüyorum ki mevcutta ya da ilerde mümkünü olan tüm toplumsal sorunlarımız ancak bu yolla çözülür. Yoksa diğer türlü bir vaka meydana gelir. Vakanın duyulduğu andan itibaren herkes kendi sosyal medyasında kınar, kendi arasında küfreder, üç kişi bir araya gelir lanet okur, iki üç gün en fazla bir hafta haberlerde dolaşır, yine iki üç gün belki bir hafta belli uzman kişiler konuyu tartışır aradan on gün geçince de konu unutulur gider ta ki tekrar benzer bir vaka cereyan edene kadar. Bu sefer bir önceki ile kıyaslanır tekrar herkes birini suçlar ama sonuç değişmez belki vakanın ciddiyeti artar ama mesele kökten çözülmediği gibi kulağa aşina, zihne tanıdık, topluma mal, kültüre olağan, hayata normal gelmeye başlar..
Sözüm o ki hiçbir meseleyi hafife almadan, teğet geçmeden, üzerini örtmeden, halı altına süpürmeden, ertelemeden, vazgeçmeden vahim elim mühim olarak görmelidir.
26 Nisan 2026
Resim: Özlem Korkmaz

Bu yazıyı okudunuz mu?

Hikâyenin Sonu

Her arkadaşlığın her dostluğun her birlikteliğin sonunda muhakkak bir ayrılık vardır, bir ömür hiç ayrılmayacağız …