Madde ile mana köprü kurar mı? İnsandan insana güven akar mı? Dünya tabutu kimsenin omzumda kalmazken; Selasını okumak insanı yormaz mı? Yollara revan olan uzaklığı görür mü? Ayak çıplak olunca, asfaltın yanıklığını hisseder mi? Beden bir yerlere varmak için çabalarken; Ruhun sonsuzluğu yolları birleştirmez mi? Omurgasında sırrı taşıyan olur mu? Sözün teminatı, yüreğe imzasını atar mı? Ellerin değdiği kirli yerlere; …
DevamıHacer Taşdemir
Aşkın Ötenazisi
Varlığınla yaşamak uğruna, Vakitlerin ritmine savrulan yapraklar, Ruhun vaktine; sonsuzluğa yelken açar. Bir damla can izi, cana yerleşir. Aşkın ötenazisi, iki yüreği uyuşturur. Aşkın şiddeti arşı titretir. Harabe olan yüreğin duygu yüklü gemisine, Sessizliğin sarsıntısı; tsunami yaratır. İhanetin bedeli yüreği parçalar. Her yöne dağılan can kırıntıları, Yüreğe ok gibi saplanır. Düşme artık gönlüme! Tenine değince yakıyor. Dokunma güzel yaşanan anılara, …
DevamıVaroluş Sancısı
Varoluş Sancısı Yığınların siması, şehir’in kasvetini yüklenir mi? Metropol arasına sıkışan ruh, Yığınlara teslim olmaz mı? Kalabalık yolların ayak izleri; Nefesin gölgesinde sokaklara karışmaz mı? Zamanın geçtiği yolları, Durdurmak için ışıklar mı gerekli! Yaşam süresi akıp giderken sonsuzluğa; Bir selam vermek yüreği aydınlatmaz mı? Bir yere yetişmek için tüketilen çaba, Istıraplı yüreğin çarpmasını duymaz mı? Yüreğin demiri kor ateşle atarken, …
DevamıSevgi Labirenti
Sevmek: Birine gönül vermek, sevgiyle bağlanmak, âşık olmak Sevilmek: Sevmek eylemine konu olmak İnsan, sevdiği için mi sevilir yoksa sevildiği için mi sever? Böyle bir konuyu ele alıp yazmaya başladığımda, aslında kendimle de içsel olarak yüzleşmem gerektiğini düşündüm. Günlük yaşantımızın içerisine dâhil olan bu sevimli konuyu, gönül sohbetlerine de sıkça dâhil ederiz. Kimileri sevmenin önemini vurgularken, kimilerine de sevildiğini bilmek …
DevamıYüreği Yakan Dalgalar
Yüreği Yakan Dalgalar Ay bulutların arasında gezinir, Yakamozun ışıltısı sevdalıları birleştirir. Denize yansıyan aşkın ışıltısı, Kayalıkların arasına gizlenir. Tanrının yüreğime yerleştirdiği, Aşkın kabuk bağlayan yarası; İstiridyenin kabuğuna sığınan inci tanesi olur. Senden bana yansıyan ışıltı da kâinatı parlatır. Dudaklarını yakan ateş, Güneşin yüreğini eritir. Damarlarımı yakan sevda ateşi, Tutuşan yüreği küle çevirir. Gecenin payına düşen yalnızlık, Gölgelere yaren olur. Konuşmak …
DevamıYaşamın Çapraz Kenarı
Yaşamın Çapraz Kenarı Sevginin eşitliği doğa kanuna uygun mu? Merdivenlerin basamakları eşitliği dengede tutar mı? Eşitlik yatay çizgide var olan mı? Yoksa zikzakları çizen çizgilerde mi? Adaletin kılıcı, hakikatin eğriliğini düzeltir mi? Sıralanan fıkralar yazıları dondurur mu? Kalbin nabzı adaleti seçer mi? Bir çift gözde adalet parlar mı? Özgürlük sınırları çizilen çerçeve mi? Karmaşık renklerin, sınırsız olan tablosu mu? Gökyüzündeki …
DevamıŞairin Bâtın Sandığı
Şairin Bâtın Sandığı Gözlerin buğulu bakışı, Şiirlerin arasına akar. Müjgândan dökülen mısralar, Kelimelerin deryasına süzülür. Âşık olan! Yaprakların arasına gizlenir. Duyuramadığı sevdayı, Kâğıtlara akıtır. Konuşamadığı sözleri, Kalemin ucuna söyletir. Mürekkebi bitmeye yakın, Kalemi lal olur! Noktalar anlamını, Cümlelerin asil sözlerine Bırakır. Gönül yazgısı bu ıstırabı Yalnızca Ruhuna yazdırır. Ak olan sayfalara, Sonsuz olan yazgı yazılır. Şairin kelamı, Derinliklerde saklıdır. Derin …
DevamıGizemli Bağ
Gizemli Bağ Tanrı, İnsana “Güven senin hangi merkezinde yer edinir ” diye? sordu. İnsan, bir an ne diyeceğini bilemedi! Biraz düşünmek için zaman istedi. “Sana inanmak bundan ötesi mi var?” diye cevabı verdi. – Tanrı, “ Peki! ”dedi. -Benim yarattıklarıma güveniyor musun? -Hayır, dedi. Kendinden emin bir ses tonuyla! -Senin yaratmış oldukların canımı çok yaktı. Sana ve kendimden başkasına artık …
DevamıNesne ile İnsan Arasındaki Bağ
Nesne ile İnsan Arasındaki Bağ Nesnelerle aramızda görülmeyen bir bağ vardır. Bu bağ pamuk ipliğine bağlı olduğu kadar eşsiz bir özelliği de beraberinde getirir. Bir kişi ile duygusal bir bağ kurmak istenirse ona hediyeler(nesne)alınır. Bir bakıma, maddeyi ölümsüz yaparak da herkesin kendi hikâyesini de görmesi bakımından özel bir alan açılır. Eşyalar, sadece obje olarak görmekten çıkarılırsa, ona zamandan ve mekândan …
DevamıVeda Nöbeti
Veda Nöbeti Hercai bir nehir gibisin Tutunamıyorum Gönül deryasının kıyısında Akıp giden zamanın bulanık dalgaları Çehrenin kıyısına yansıdı. Sözlerinin can yakan parçaları Ciğerimin ortasına kor gibi düştü Arkana dönüp bakmadan gitmek Kalanın İki büklüm olan yüreğine Ayrılığın kör noktasını yerleştirdi. Vedaların gizli tanıkları Kelimeler, sessizlik nöbeti tuttu Ellerinle yazdığın son mektup Kanlı yazıların kırık satırlarına Sayfaların beyazlığına, al olmuştu. Yüreğin …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
