Resim: Ressam Gülsüm Sayhar (Gül)
Çağımızdan çok asır öncesinde yaşayan.
Bir derviş Yunus vardır şairliği taşıyan.
İlim irfan peşinde cahillikten ırakta.
Kendini bilmekliği en baş ilim saymakta.
Okumaktan manayı Hakkı bilmektir deyip.
Manasız okumakta kişi Hakkı bilmeyip.
Yunus tevazu ehli kendin ümmi görmekte.
Her şiirin bendine aşk meramı sermekte.
Dervişliği hırkadan, taçtan ayrı söyleyen.
Hırkaya muhtaç değil gönlü derviş eyleyen.
Yunus ki arayışta gezip dolaşır durur.
Hakkı bulmak muradı gönlü Hakla durulur.
Eserim yeller gibi tozarım yollar gibi.
Bunlar Yunus mısraı akarım seller gibi.
Hem Urumu hem Şam’ı ve yukarı illeri.
Her dem dost ile gezmiş Hak Hak deyi dilleri.
Yaradılan her şeyi bağrına basmış yekûn.
Yaradandan ötürü bağrı eylemiş sükûn.
Derler Bektaş Veliye buğday için gitmekte.
Buğday buğday der iken yol himmette bitmekte.
Nasibini ararken çalar Tapduk kapısı.
Dergaha revan olur toprak gibi yapısı.
Hem imtihanı başlar hem de büyük bir hizmet.
Nefis terbiyesiyle şeyhine teslimiyet.
Derler ki tam kırk sene dergaha odun taşır.
Eğri odun seçerek doğrusuna ulaşır.
Dünya kokan nefsini kurtarmak için çiğden.
Yanmak gerek odunla kordan öte ateşten.
Bin çeşit tövbe ile ve dahi gözyaşıyla.
Yıkanır yüzü gibi kalp odun ataşıyla.
Âşık Yunus her daim der Allah Allah diye.
Zikrini kaim tutar nefsi öldüresiye.
Otururken bir vakit Erenler meclisinde
Şeyhi der ki hu Yunus kelam sırası sende
Yunus şakıyıverir aşıkane sözleri
O nefes ki vecd ile eziverir özleri
O gün bugün çağlıyor kelamı dilden dile.
Günden güne dönüşmüş Yunus’un dili sele.
Yunus der ki yarenler aşk bir güneşe benzer.
Aşkı olmayan kişi sarp katı kışa benzer.
Çağımızdan çok asır öncesinde yaşayan.
Bir Yunus Emre vardır şairliği taşıyan.
Özlem Korkmaz
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi

