Şiir

Nihale Sokağında

Kara Kalem: Özlem Korkmaz Bastonlu bir aç dede, nihale sokağında. Karanlık orta yerde, aydınlık bir eski mum. Kimi donların cebi, kör bir balık ağında. Bul da görelim iğne, batmasın sakın umum. Eskimiş anı perdem ve ardı kör bataklık. İçi benim şatomdur, dışı aklıma şamdan. Bunca toz bir arada, sapta yok bir ataklık. Gözükür mü sabahın fırtınası akşamdan? Yıl gecenin ortası, …

Devamı

Asil Ağıtlar

Can yarası gölgeye yansır. Sol yanımdan dökülen, dilsiz yaşlar Ayrılığın yarasına yarık açar. Aşk romanın yarım kalan hikâyesi, Ayracında seni görmek ister. Asil hikâyeler; günlerini bekler… Rüzgârın yönünü kaybettiği yollar, Küllenmiş hatıraları savurur, Sönmeyen dumanında tüten; Dudakların ateşi, Ruhumda dolaşırken, Kurtulabilmek ne çare! Asil yürekler; sevgiliyi bekler… Kâinatın hüzünlü gözyaşları, Hırçın çığlıklara kendini bırakır. Istırabın çığlığına mekânın sesi susar. Zamanın …

Devamı

Varoşa ( Kapalı Maraş)

Varoşa ( Kapalı Maraş) Bin günün karanlığındayım… Ziyaretçilerim gelmiş, niye gelmiş? Ne umuyorlar bu ölgün sokaklardan? Rüzgâr esmeye korkar olmuş! Savaşın yok edişinde bırakılmış maddiyat As olan nefes alabilmekmiş özgürce… Geçmişe bakıp “ah” edişler sonrası unutuşlar… Sarı kumların ardına gizlenmiş Işıltılı hikâyeler, acı gülüşler… Gözleriniz şahit oluyor mu? Hissedip anlayabiliyor musunuz? Köşebaşı viran olmuş sinagog! Susmuş müezzinin sesi pas tutmuş …

Devamı

Denizin Dili

Ne gözüm aç, ne de karnım. Aç olan kalbim. Sevgiden yoksun halim. Birçok varlığı ben, sarıp sarmalarım. Maviliklere baktım. Ben denizim dedim. Kendimi izledim. İmbatlarda hüzünlendim. Dalgalarla coştum. Aniden sularım apardı. Her şeyi kollarımla sarıp, kucakladım. Çok severim kumu, çakılı, taşları. Her gün yalayıp, koklarım onarı. Ah, bu ne sevgi Tanrım. Düzensiz dalgalarımdan, korkarım. Sevdalanınca sallarım ortalığı. Katarım önüme kumları. …

Devamı

Bambaşka Bir Bahar

Git demek faydasız kal demek faydasız sözün bittiği yerdeyiz Rüzgârın sürüklediği kuru bir yaprak gibi çaresiziz Feryat, figan ne çare artık belirlendi sonumuz Biz seninle kaçınılmaz sonun getirdiklerine mahkumuz. Gönül neler dilerdi ah! bak neler oldu Rengimiz sarardı, dalında gülümüz soldu Her adımda gittiğimiz başka bir yoldu Sonunda kader bize de son mührünü vurdu. Heyhat… acımasız hayat getirdi bizi dize …

Devamı

Bir Fırtına Var İçimde

Bir fırtına var içimde Sessizce bekliyorum… Durduramıyorum ölümcül düşüncelerimi. Her gün Her an Yeniden ölüyorum. Kocaman bir karanlık sonrası Yeniden doğuyorum. Yok olmak ne kadar zor, Var olmak ne kadar acı. Yalnızlığını seviyorsun. Artık üzülmüyorsun, Çok şaşırmıyorsun. Gecenin karanlıkları Eğlencelik panayırlara dönüşüyor. Saçma sapan insan sesleri Susmuyorlar, Bitmiyorlar, Devamlı seni öğütüyorlar. Seni sen olduğun için değil de, Başka bir şeye …

Devamı

Söz-el

Aşk dediğin sözelci/günler değil göz elçi sayısız bakışmalar/satamaz hiçbir çerçi alıp götürür onu/gönül dediğin terki o gurbettir, sıladır/beklenir mi hasreti Yol dediğin neferci/adımlar nerede ki temelsiz savunmalar/anlamaz felsefeci saçıp savurur tonu/odur rüzgarın fendi söyle-n-mek değil çözüm/yürüsene efendi Kuş dediğin kanatsız/gökte değil menendi ayrılıklar kavuşmalar/birbirinin benzeri ne başı var ne sonu/sonsuzluğun kederi uçmakta değil gözüm/sözdür göğün güzeli Saysan ne yazar gece/gündüzler …

Devamı

Kulaklar Şeytan Olmuş

Resim: Kudret Apuhan Sözü anlayan varsa orada umut vardır. Sözü anlayan yoksa bil ki israf haramdır. Anlayışsızlık dilimde kanayan yaradır. Hal dilinden anlayan yardır; ömürdür, candır. Dinleyenin varsa anlayışta dinlenirsin, Gaflet sağırlarının gök gürültüsü yoktur. Onların kulağı cehaletin esiridir. Dinleyen dinlenir, kulaklarında güllenir. Nefesine biner nice nice kelimeler, Kanat çırparlar sonsuz anlayış gökyüzüne… Azrail her bir kelimende ömründen düşer, Anladım …

Devamı

Dedikodu Kazanı

Dedikodu denen şey, aynı ateş gibidir. Nasıl yakar görürsün, hele dilini değdir. Tek kıvılcımla başlar, bir hız ile yayılır. Koca bir yangın olur, geriye külü kalır. Ona buna ne olmuş, başına neler gelmiş. Bir çırpıda anlatır, hem ahmak hem de bilmiş. Dinleyen de meraklı, bekler neler duysun. Bu kadınlar çok fena, iblis bunlara uysun. Der ki; “Ahmet’in oğlu, Ayşe’nin kızı …

Devamı

Gözlerimdeki Yağmur

Kara Kalem : Mehmet Mücahit Yurteri Ölüme giderken Öldüremiyorum kimseyi; Kıyamıyorum. Bana kıydıkları gibi. Mısralar doluyor yüreğime; Gözlerim yağmur topluyor. Oluk oluk akacaklar birazdan, Sızacaklar bulutlara. — Yüzüme vurulmuş binlerce cümlen var; Hiç yorulmadan, Hiç acımadan, tekrar tekrar. Bütün ateşini kustuğun Kalbimin içine. Öldürmüyor ne yazık ki, Küstürüyor sadece. — Telaşe zamanlarımda, İçimdeki kırgınlıklar çok feci. Her cümle yakıyor tekrar …

Devamı