Ateşimiz kül oldu, kalbimiz acıyor şimdi, Aşkımız ihtiras dolu, kısa metrajlı filmdi. Ümit Tükenmez
DevamıŞiir
Sonya
Uzaktakiler de sevsin diye yakındakileri görmezden geliyoruz Uzunlar daha da göğe yükselsin diye kısaları ezip geçiyoruz Ne garip dünya! Hep fazla olanın peşindeyiz, Hep ulaşılmaz olanın Ekmeğin bile tümünü ısırıp lokmaya sırtımızı döndüğümüz günlerdeyiz Ne garip sofra! Varlığın değerinin bilinmediği, yokluğun esamesinin okunmadığı ezberlerdeyiz. Ne muharip yalan! Pusu kurmuş sevdalılar duvarların ardında, Yolun en fazla şaştığı düğünlerdeyiz Ne cenaze evinde …
DevamıBirlikte Tek Olmak (Griler İçinde Gürültü)
Birlikte Tek Olmak (Griler İçinde Gürültü) Bazen böyledir hayat. Güneş saçarsın, ama karanlıklarla can yoldaşsındır. Yorulursun, kahverengilerin izi hiç çıkmaz ellerinden. Nefes aldım sanırken sesler duyarsın. Sana çok yakın ama ismini bile bilmez emanetinden. Yırtık pırtıktır elbiselerimiz, bulaşıkları kalmış kaçıncı asırdan. Yaması bile yoktur çarşafların. Griler içinde gürültüler. Ne yapsan çaresizsin, her sabah umut toplar, akşama kalmadan ağlayarak tüketirsin. Bir …
DevamıDursun Ali Akınet ve Yalıköy
Halk Şairi Dursun Ali Akinet; Fatsa’da doğmuş, Fatsa’da büyümüş ve zamanını büyük bir bölümünü de Fatsa’da geçirmiştir. Peki, Fatsa’da bulunduğu zamanlarda Akinet ne yapar ve nerelere gider? Akinet’in evi Fatsa garjının karşısındadır. Bazen garajda çay ocağında, bazen evinin önünde, bazen de Emlakçı Hüseyin Pirpit’in Emlak Ofisinde Akinet’i eşi dostuyla muhabbet ederken görmek mümkündür. Bir de Akinet yürüyüş yapmayı sever ve …
DevamıMürekkep Kokulu Ayrılık Cinayeti
“Gece” yüzünde bir maske gibiydi, Belli ki çehreni saklıyordun… Her ayrılıkta, Gözyaşı izi vardır… Sokak lambası -sarı, titrek, bir şüpheli gibi- duvara yaslandı. Kaldırım taşları sessizdi, Belki de her taşın altında bir ayrılık cinayetinin izi saklıdır. Sen kaçtın, Hicran peşine düştü… Kalbin kalbimde kalp izi bıraktı, Geride bıraktığın gölgeler mürekkep gibi yayıldı odama. Dosyalar açıldı bir bir, Her sayfa bir …
DevamıKoca Seyit’in Mucizesi
Koca Seyit’in Mucizesi Her yer toz duman içinde, Mecidiye Tabyası sessizdi. Mucizeye Niğdeli Ali, Yüzbaşı Mehmet Hilmi, Bir de melekler şahitti. Ümit Tükenmez
DevamıAkan Direniş
Gölgelerden arınamayan ten Duruyordu mekanlar değişirken Canı yanınca birikenlerden Nefesi akış aldı Akanlara dem dem direnirken Onlara türlü renk verirken Atsa da tokat, düşüncelerden Çokluklara talip olandı Zamanı kör ışıklarla oynarken Kızgın dumanı toprağı sularken Bir an haberlenince gölgelerden Anladı, dem de ancak bire vardı Nefesi akış aldı İlker Ko / 421C9D Mart 2026
Devamı12 MART 1921: İSTİKLAL MARŞI’NIN KABULÜ
Düşünsene evladım, bize millî mirastır; İstiklal Marşı’mızın bugün kabul günüdür. Cesur yürekli olmak milletçe bize hastır. İstiklal Marşı’mızın bugün kabul günüdür. ”Aç, susuzum.” demedi Milli Birlik Neferi, Canla başla savaştı, dedi ki hep: “İleri!” On iki Mart bin dokuz yüz yirmi birden beri, İstiklal Marşı’mızın bugün kabul günüdür. Millî marşı yazmaya Mehmet Âkif başladı, Dün, bugün, yarın için hayal kurup …
DevamıRengin Gerçek Değil
Şiir yazmanın sancısı farklı bir şeydir. Didik didik eder gözler bütün cümlelerimi, kelimelerimi. O kalbin içinde olmadan kimse bilemez özünde sakladığımı. Bir yağmur mesela; yağarken nereye düşeceğini, düştüğü yerde ne yapacağını ancak kendi bilir. Şiir böyle bir şeydir. Yürekten sonsuzluğa doğru bir düşüştür ya da yükseliştir. Kara Kalem: Mehmet Mücahit Yurteri Rengin Gerçek Değil █ Keskin bir bıçak, Gözleri. İlk …
DevamıKadınlar Günüymüş
Onca keder, onca elem var iken, Kadınlar günüymüş, bundan bana ne? Yaşatılan kadınlara zar iken, Kadınlar günüymüş, bundan bana ne? Binlercesi tecavüze uğrarken, “Sevgilim” diyerek zalim doğrarken, Yüzlercesi hüngür hüngür ağlarken, Kadınlar günüymüş, bundan bana ne? Nefsinin emrine uymuş nicesi, Anama, bacıma sıçrar sancısı. Vahşiye yem oldu hep narincesi, Kadınlar günüymüş, bundan bana ne? Güya ki medeni insan hakları, Bir …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
