Farkında mısınız bilmem ama; yüzsüz, utanmaz kelimelerini artık duymaz olduk. Toplumda utanma duygusu diye bir şey kalmadı. Artık her şey aleni ne sakınıyoruz ne sıkılıyoruz, hatta her konuda son derece şeffafız. Hissetmeden kaybettiğimiz tüm diğer duygularımız gibi ne yazık ki utanma duygusunu da yavaş yavaş kaybettik. Oysa ne üstün bir duyguydu utanma duygusu; görgü, ahlak, erdem, namus, şeref gibi kelimelerle …
DevamıŞiir
Didarda
… oturuverdim masaya öylesine bir sevdayla kimsesiz bir felsefeci beni çağırıyordu yanına bilmiyorlardı aramızda ne var oysaki teslim olmuştu dudaklarım bir yudum rüyaya sonrası iki kere iki beş bazen altı ayıkmadan dört etmiyordu aslında… ne Hasan Dağı, ne Ulukışla haber salın yare benden, gelsin artık yanıma bir heves ağlıyordur o hülya, bin nefes dardadır darda… daha kalkıp dans edeceğim bir …
DevamıKüskünüm Sana / İçli Türküler
Resim: Kudret Apuhan KÜSKÜNÜM CANIM Küskünüm canım, küskünüm sana! Önümden geçtin otobüs garında Yol arkadaşı da olmadın bana. Zaten komşuyduk sizinle İstanbul’da. Misafir gelmiştim sizin Ora’ya. Görmezden gelip, oturdun koltuğa. Oysa ki samimiydik apartmanda. Selâm, hal hatır, olmadın aşina. Yoksundun merhaba, demekten yana Yalnız bıraktın beni yolculukta. Göz gezdirdim hep bütün uğraklarda. Göremedim ki seni, son durakta. Hani nerede aşinalık, …
DevamıKadının Işığı
Sessiz duvarlar örer görünmez engeller, Bir adım öteye varmasın diye nice emekler. Oysa kadın; aklın, bilginin, alın terinin adı, Her adımında cesaret, her sözünde irade saklı. Yıllar boyu “eksik” dendi, “beklesin” dendi, Emeği bilindi ama değeri hep ertelendi. Anne oldu, çalıştı, yoruldu; yine de durmadı. Bir cam tavan vardı, ama umudu kırmadı. Bugün; emeğin, bilginin, eşitliğin sesiyiz. Mizanı da dengeyi …
DevamıTepetaklak
Sevecen başlayan günün Hüzünlü bir anısıydı Duvarda tepetaklak duran Ayaklarından asılı kalmış çiçek, Öksüz çiçek. Yüreğin ateşini yakarken, Rüzgarın yönünü hesap etmezsen, Duman içinde kalırsın. Yüzün gözün hep is içinde ve Silinmezler zamanın gri çizgisinde. Sonbaharda küçük fırtınaydı, Bu püsküllü garip hikaye. Şiir bile yazamadım kaç vakit, Sustum ismini konuşmadım. Bilirdim aslında vuranı, Canı yanmasın, Başına gelmesin diye Kaç vakit …
DevamıGündönümü
Kara Kalem : Özlem Korkmaz Okuyanlar kerameti nedir bu başlığın diye düşünebilirler. Keza gündönümü Güneş’in ışınlarının dönencelerden birinin üzerine dik geldiği tarih diye geçer sözlükte. Esasta da bir gök bilimi terimidir. Şimdi diyeceksiniz sen ne demek istedin? İyi de edeceksiniz. O halde kelimenin kökünü alıp günü gündemimize çekersek dönümüne varana kadar altı ay geçer öyle değil mi? Siz de araştırın …
DevamıKaranlık Gece / Aşikar Olmayacak Suskunluğum
KARANLIK GECE Işıklar çoktan söndü, karanlık gece. Vapurlar geçiyor, sesler hece hece. Dolunay boğaz da, bir büyük bilmece. Durgun deniz sahili yalar, sessizce. Karanlık gece, fener yoktur elimde! Sessizlik ruhumda geziyor, sakince! Kararmış bulutlar da, yürür üstüme! Topraklar susamış, yağmurun hükmüne. Kocaman damlalar düşünce denize. Rüzgâr sevdalanır, denizin sesine. Birazdan aparıp yutacak sahili. Kıyıya koşmaz dalgaların sakini. Hırsla kumlara vurur, …
DevamıEski Bir Hikâye
Bundan çok uzun zaman önceydi, Aşkımıza noktalı virgül koymuştuk. Kafamızdaki birçok soru işaretiyle, Gelecek yıllardan medet ummuştuk. Ümit Tükenmez
DevamıGönül Kapısı / Geçmiş Olsun / Balık Ekmek
GÖNÜL KAPISI Hangi gönüle baksam. Değişik renk kapılar. Hangi gönülde kalsam. Farklı dargınlıklar var. Düşünüyor insanlar. Neresinde bu efkâr. Şirindir tüm kapılar. Ya da öyle görünür. İsabetsiz yapılar. Kayıtsızdır hesaplar. Belki de iç içedir. Açılmayan kapılar. Kimi hüzne bürünür. Kimisi dert döktürür. Savunmasız gönüller. Hıçkırık biriktirir. Dil dolaşır bilirim. Hatır sorup, gizlenir. Hoş gönülde demlenir. Has davetler, beklenir. Mehmet Altunay …
DevamıBu Sabah
Bu sabah, Soğuğun kokusunu hissettim Sabahın gün mahcupluğunu Güneşin yeni gelin muhterisliğini Günün yoksunluğunu hissettim Bu sabah, Mavisinden ayrılan deniz gördüm Mahur beste martılar Sokaksız simitçiler gördüm Sevgiyi tek solukta yutan insanlar Bu sabah, Kaldırımların suskunluğunu duydum Yerinden aşınmış taş gibi yolcular Bestekâr araba kornalarını duydum Gidenleri gelenleri sayan zamanlar Bu sabah, İnsanlığın köprüden düşüşünü yaşadım Sızım sızım sızlanan yapraklar …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
