YAZ AŞKLARI Kaçamak bakışlarda gizlidir. Tatlıdır zevki yaz aşklarının. Coşkun olsan da, abartma sakın. Yeniden duygular, derinleşir. Tövbe edilmez yaz, aşklarına. Kanarsın tatilin refahına. Her yaz bedenimiz yenilenir. Yeniden duygular, derinleşir. Yaz aşkları bitse de, üzülme. Hökelenip kimseye de, küsme. Tercihlerin yol gösterir, sana. Tüm gün ağlama, düşme komaya. Yaz aşkına kendini kapatma. Belki bulursun, bir tane daha. Bahtın açılır …
DevamıŞiir
Zındık
ZINDIK İç, dış başka, zehir kusar dili. Bir yüzü bahar, bahçeye dönmüş. Bir yüzü yeşil, bağlara çökmüş. Kafa karışık, bulanık zihni. Zulüm edersin tarzım bu, dersin. İslâmı dilinden düşürmezsin. Bakalım, daha neler söylersin? Zilleti halka, taç mı edersin? Onu dinlersen dağlar aşarsın. Dinlemezsen düz yerde şaşarsın. İftiradan da, kurtulamazsın. Zındığı başına, taç yaparsın. Dinlersen zatı, vermez zahmet. Dışı güler, sözleriyse …
Devamıİhmal mi Yoksa Kader mi?
İHMAL Mİ YOKSA KADER Mİ? Bilmem bir ihmal mi yoksa ki kader, Her türlü afetler bulur her yandan. Acılar peş peşe kavurur gider, Bitmeden diğeri gelir her yandan. Bir taraftan yağmur, dolu, sel yıkar, Bir taraftan heyelan gelir, yol kopar. Bir taraftan yangın olur, çöl kokar, Kader tozumuzu alır her yandan. Yolculadık derken Kovid illeti, Eksilmedi baştan terör zilleti. Ya …
DevamıDünyasız
Dünyasız Güneş oldum bir türlü kıyamadım geceye. Şiir oldum bir türlü kıyamadım heceye, Şimdi eksiktir sözüm, ne söyleyeyim vezne? Dil oldum, inceldim de yormadım kulakları… Anı oldum nice nice gözleri suladım. Ömür oldum hiç kimseyi yaşlandıramadım. Azrail oldum da kıyamadım ömürlere… Gözyaşı oldum da akamadım çehrelerde… Aşk oldum da hicrana hiç söz geçiremedim. Yalan olamadım doğruya mahcupluğumdan. Yârin kalbinden hiç …
DevamıOn Metrelik Kumaş
“İnsan, yoklukla sınanmaz aslında… Asıl sınav, fazlalığın gölgesinde başlar…” Mehmet Mücahit Yurteri Kara Kalem : Mehmet Mücahit Yurteri On Metrelik Kumaş Yemek… Bir lokma hayat Nefes… Ciğerde titreyen umut Uyku… Geceyle yapılan eski bir barış Örtünmek… Utancın kumaşla buluşması Barınmak… Taşa sığınan tenin duası Bunlar yeter mi insana? Yetmez… Çünkü insanoğlu, Gölgesine bile sahip olmak ister bazen. Daha fazlası… Hep …
DevamıDoğum Habercisi
Sancılardan doğdum ben, İlk nefes bana ağlamayı öğretti, İlk göz ağrım ağlamak benim, Ondan olsa gerek gözlerim hiç büyümedi. Belki de gözyaşı gözlerin zikridir. Haddini bilen gözler dünyaya kibirle bakmaz… En samimi olan ilklerdir bir kere, Ömür boyu çocukluğu tavaf ederiz, Anı onda yaşarız, hep onda yaşarız, Sorumluluk denen canavarı bilmeyiz… Madem büyüyecektik çocukluğu neden tattık ki? Yaşamın sanatıdır çocukluk. …
DevamıYürekte İzler
Ya vedutu verdi, yüce yaradan. Üfler sevgiyi gönlüme, durmadan. Ulaş dedi mutlak aşka, doğrudan. Yol oldu nuşini derya, içimde. Yürekte izler doğayla, eş değer. İçinde var nice acıyla, keder. Ne yapsam da gönülde bekler, izler Yol oldu nuşini derya, içimde. Levhalar tarifte izci, kalıyor. Tanrı’nın verdiği yolu, açıyor. Yapay oluşum acizlik, saçıyor. Yol oldu nuşini derya, içimde. Yürek dolu dere, …
DevamıAçılsın Kütüphaneler
Açılsın Kütüphaneler Dünyanın cehaleti sağır etmiş kulakları, İncilerimi avladılar, miraslarımız nerde, Yavuz Selim’in develeri sefere mi gitti. Ya şimdi İmam-ı Şafi gelirse buraya, Tarihin ayak izlerini silmeyin. Çağrıyı duyuyor musun, açılsın kütüphaneler. Yürümek, yüzmek istiyorum, devrin sahilinde, Çocukluğumun bilyelerini elimden almayın, miraslarımız küf tutmuş. Kültür kokan sarnıç, kandilleri yak. Aydınlansın savaşın sayfaları, Radyodan yükseliyor ses, açılsın kütüphaneler. Çocuk nereye koşuyorsun, …
DevamıYok Oğlu Yok
Yok Oğlu Yok Peynirli poğaçada da peynir yok, Zeytinli açmada bile zeytin yok, Bazı esnafta hiç de merhamet yok, Çok şükür, çok şükür de karnımız tok !.. Yemek gelir sanki o da numune, Hesap gelir sanki saray mutfağı, Simitte bile olmuş ki zelzele, Tanrım sen bizi muhafaza eyle!.. Sağlık bilinci desen doğuştan hiç yok, Zenginlikten zaten haberimiz yok, Fakirlikten desen …
DevamıŞairin Bâtın Sandığı
Şairin Bâtın Sandığı Gözlerin buğulu bakışı, Şiirlerin arasına akar. Müjgândan dökülen mısralar, Kelimelerin deryasına süzülür. Âşık olan! Yaprakların arasına gizlenir. Duyuramadığı sevdayı, Kâğıtlara akıtır. Konuşamadığı sözleri, Kalemin ucuna söyletir. Mürekkebi bitmeye yakın, Kalemi lal olur! Noktalar anlamını, Cümlelerin asil sözlerine Bırakır. Gönül yazgısı bu ıstırabı Yalnızca Ruhuna yazdırır. Ak olan sayfalara, Sonsuz olan yazgı yazılır. Şairin kelamı, Derinliklerde saklıdır. Derin …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
