Gel zahit etme eyleme
Bizi böyle naçar bırakıp
Şu ömrü beyhude eyleme
Acıyı bal,ağuyu aş, nan’ı taş
Ser’i sarhoş ,gönül-ü berduş
Ruhu küheylân gibi yorma
Masivaya el-ayak düşürüp
Sabır,şükür kuşağın çözme
Okyanusta susuz bi çare
Çölde katıksız, bineksiz koyma
Derd-i maişet ile bizi boğma
Feleğin nakışına bir ilmekte sen atma
Yarayı kanatıp neşter ile deşme
Sırra kanidir hemhal olanlar
Bêlê denilen günde hiç olanlar
Dünya denilen fâni alemde
Olduk ham,öldük tam
Eylenmeye değil ,gitmeye geldik
Bülent Polat
Kim Demiş
Gönül yarasının bende yara izi var
Aç bak yüreğimi yârin nesi var
Aşk elinden düçar bendesi var
Kim demiş ben sevdalanmam diye
Mecnun da kimmiş sadece adı var
Aşıklar defterinde kimin kaydı var
Silinmez kara sevdalı yazgılısı var
Kim demiş yaraya yâr derman diye
Melhemi Aşk olanın vuslatı derbeder
Mezarıma iki gül dikin derde keder
Derd benimse,Rabbimdir derde kerem
Dünyada gülmedim belki gül dererem
Aşk şarabından içip oldum ağyar
Leyla,Aslı,Şirin şöyle dursun O var
İsmi gönülde saklı yalnız O yâr var
Kim demiş sevdadan vazgeçilir diye
Dilim lal, gözüm kör,gönlüm harap oldu
Sevda ağacım kurudu sararıp soldu
Kanadım kırıldı can kuşum vuruldu
Ben sensiz kaldım sevda vurgunum oldu
Duydunmu bu gönlü kırıktan ne kaldı
Benden içeri ben, senden kalan viran
Deli Divane gönlüm ahuzarim kaldi
Kim demiş aşkın serencamı vuslat diye
Bülent Polat
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi

