Bir tek gün değil Her gün sen. Kaybolduğum Deli Ormanım, Uçsuz bucaksız. Dünsüz ve bu günsüz, Kalbimi kalbine kenetlediğim, Bir tek sensin sevdiğim. Elin elimde, Gözlerin gözlerimde, Aldığım nefeste, Gelecek güzel günlerimizde, Bir tek sensin sevdiğim. Tülin Erol Şubat 2026/ İstanbul
DevamıŞiir
Sapkın Ruhlu Elitler
Komplo teorisi değilmiş meğer yıllardır duyduklarımız; bir bir ortaya çıkıyor şimdi, gerçek olamaz diye inanamadıklarımız. Tatil adası adı altında bir şeytan adası, kaçırılıp hapsedilmiş masum çocuklar, akla hayale sığmayan işkence odaları, sapkın kanlı ayinler, namussuz sapıkların kurmuş olduğu iğrenç bir yapı. İnsanlıktan çıkmış, sapıklıkta sınır tanımayan, kurdukları mide bulandırıcı tezgâhın sonsuza dek süreceğini rezilliklerini kimselerin öğrenemeyeceğini zanneden, sapkın ruhlu elitlerin …
DevamıHüzünlü Damla
Yürüyorum Küçük kara kutular döşenmiş yolda Yüzümü serinlik okşuyor Havada karga sesleri Yağmurun aynaları tütüyor Dev hayat ışıklarından akisler Donmuş gürültüler yükseliyor Damlalarla yıkanan hüzünler İlker Ko / B9BD49 Şubat 2026
DevamıRevan
Kuru dalları yeşerten ele kurban olasan, Sessizliğe sesini veren dile bir şan olasan. Ne zayıflık ne de güç Gecesiz isyanı seven güne serhat olasan. Ay kaybolur doğar güneş, dağlara reyhan olasan, Kimsesizken yeşeren bahara çiçek salasan. Ne ayıptır ne de suç Perdesiz cama meyleden göze derman olasan. Ey can, nelere kadirsin! Salınıp gelen canana bakıp da öyle kalasan. Ne erkendir …
DevamıHazal Yürüklü’nün “Feminist Kuram ve Toplumsal Gerçeklik: Köktenci Bir Eleştiri” Üzerine Düşünceler
Bu hafta sevgili Hazal Yürüklü’nün “Feminist Kuram ve Toplumsal Gerçeklik: Köktenci Bir Eleştiri” makalesi hakkında yazmak istedim. Uzun zamandır çıktı alıp kenarda tutmama rağmen ancak okuma ve üzerine yazma fırsatı bulabildim. Bu makale şunu sorguluyor: Feminist kuram, bir sürü çalışma olmasına rağmen neden toplum içinde tam bir uyum yakalayamadı? Makale, feminizmin dört dönem üzerindeki tarihsel sürecini anlatarak başlıyor. Bu süreç, …
DevamıSavaşçının Kalbi
Hayatın içinde doğrularla, var olmak gibi… Bu evrene sığmayan ideallerim oldu. En büyük savaşlardan birine düştüm. Sevdalandığın şeyle savaşmak ne zormuş. – – – – Savaşçı olmak, asla, senin seçimin değildir. Karşına o kadar çok kötüler çıkar ki, artık savaşmaktan başka çaren kalmaz ya da usul usul susmak. Küllerinden yeniden doğmak… Yanmak ne zor. – – – – Güzellikler içinde …
DevamıSenin de Günün Hoş Olsun!
Gönül düsturunda, güzelliği gör! Günlerin hoş olsun, gönlün hoş olsun! Doğayı gör, yeşili gör olma kör! Senin de günün hoş ,gönlün hoş olsun! Eş olasın, hidayetli erdeme. Üzülmesin kalbin, vefasız eşe. Rahat ol, çirkinliklere kükreme! Senin de günün hoş, gönlün hoş olsun! Hoşgörü empatiyle, bak çevreye. Kırılsın billûrlar, mey aksın yere. Gülücükler eksilmesin, yüzünden. Senin de günün hoş, gönlün hoş …
DevamıFarda
Sabah erkenden geçtiğim yolların, akşama faydası olur mu acep? Gün ağır, eksik kalır heceler Gecedir sevdaya düşkün olan, hasretlik işkenceler Ve senden vazgeçtiğimde, sevgili; Bilmem ki beni ne bekler, nerede bekler? Dün sağır, yarına saklı kalır yüreğimizdeki sesler Cana canana faydası olur mu acep? Gül gülşen, bülbülün sesi titrer… Bülent Öntaş, 05.02.2026 Farda: Gelecek/Yarın
DevamıSon Evre
Ne aşklar aşk ne de şarkılar şarkı şimdi ne dostluklar dostluk ne de arkadaşlıklar arkadaşlık şimdi. Eskisi gibi değil artık hiçbir şey. Şimdiki zaman çok ucuz, çok basit, her şey yalan, her şey menfaatten ibaret olmuş. Gerçek aşklar hayal ve ötesi, arkadaşlıklar yalan, harbi dostluklarsa mazi olmuş. Neye ümitlense kalbindeki yara ile kalıyor şimdilerde insan; aşk umuyor hüsran buluyor, arkadaş …
DevamıYedinci Peron
Haydarpaşa tren garının merdivenlerini, içimdeki kasveti ona belli etmemeye gayret ederek çıkıyorum. Birkaç basamak sonra kafamı kaldırıyorum ve binanın ihtişamı karşısında bakakalıyorum… Ne kadar büyük ve ne kadar da güzel… Kan ter içinde kalmış hallerinden, son dakika yetiştikleri belli olan bir aile yanımızdan rüzgar gibi geçiyor. Tam devasa kapıdan içeri girecekken babaları olduğunu tahmin ettiğim kişi; göbeğinin düğmeyi patlatacak gibi …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
