Haber

Leylâ Hanım- Varolabilmek İçin Bir Başkaldırı

Yine farklı bir kalem, yine heyecanlı bir yazı diye düşünüyorum. Dönem kaynaklarını araştırdığımda iki farklı “Leylâ Hanım” ile karşılaştım. Biri bu yazıda ele aldığım 19. yüzyıl divan şairi Leylâ Hanım’dır; diğeri ise çok daha sonraki bir dönemde (1850-1936) yaşamış, besteci ve harem anıları yazarı olan Leylâ Saz’dır. Bu iki isim sıkça birbirine karıştırılmaktadır. Ama ben bu ayrımı en başında yazdım …

Devamı

Düşünce Geceden Mirastır

Resim: Özlem Korkmaz Kulluk makamı hariç, bütün makamlar ölünce yok olurlar. İnsan öz benliği ile başbaşa kalır. Yaşadığını hülasasının karşılığını alır. Bu kadar kavgaya gürültüye gerçekten değmez hayat. Kavgaların üzerine kurulu bir hayat devamlı hareket isteyen, insanın yaratılışındaki kutsallığına zarar veren bir devinime dönüşür. Her kavga, her savaş büyük emek ister. İnsanın en büyük savaşı nefsi ile olması gerekirken, nefsinin …

Devamı

Kayıp Aranıyor

Görenler duyanlar, acilen iletsin lütfen, Kendisinden bir türlü haber alınamıyor. Mantığın kör perdesi duyguların bestesi, Yana yakıla her yerde özlemle aranıyor. Ümit Tükenmez

Devamı

Eyleme / Kim Demiş

Eyleme Gel zahit etme eyleme Bizi böyle naçar bırakıp Şu ömrü beyhude eyleme Acıyı bal,ağuyu aş, nan’ı taş Ser’i sarhoş ,gönül-ü berduş Ruhu küheylân gibi yorma Masivaya el-ayak düşürüp Sabır,şükür kuşağın çözme Okyanusta susuz bi çare Çölde katıksız, bineksiz koyma Derd-i maişet ile bizi boğma Feleğin nakışına bir ilmekte sen atma Yarayı kanatıp neşter ile deşme Sırra kanidir hemhal olanlar …

Devamı

Keçecizade İzzet Molla-Devrinin Yaşayan Romanı

Sürûrî ile başlayan yolculuğuma bu hafta İzzet Molla’nın hayatı ve edebi eserleriyle devam edeceğim. Sürûrî’yi öne çıkaran şey, ebced hesabı ile yazdığı, tarihsel bir arşivleme yöntemi niteliğindeki şiir ve yazılarıydı. Eserleri: Dîvân (Neşât-engîz), Hezliyyât (Mudhikât-ı Sürûrî-i Hezzâl) ve Sürûrî Mecmûası’dır. Şimdi İzzet Molla’ya bakalım. İzzet Molla, 18. ve 19. yüzyıl arasında bir köprü görevinde ve Tanzimat dönemi öncesi isimlerden biri …

Devamı

Sürûrî- Zamanı Harflerle Tutan Adam

Şimdi sizi inanılmaz bir isimle tanıştırıyorum, hazır mısınız? Sürûrî, 18. yüzyılın sonu ile 19. yüzyılın başında yaşamış, Tanzimat öncesi edebiyat dünyasının bir ismidir. Felsefeyle uğraşan biri olarak, edebi kalemlerin düşünce şeklimizi de inşa ettiğini düşündüğüm için bu seriyi hazırlamaya karar verdim. Amacım, dönemin isimleri yanında onların hayata bakışlarını ve düşünce sistemimize kattıklarını ortaya koymak. Sürûrî’nin tam adı Seyyid Osman’dır; 2 …

Devamı

Ebedi Bir Mühür Olarak Ölümün Asaleti: Frankenstein

Mary Shelley’nin 1818’de yayımladığı Frankenstein ya da Modern Prometheus, sadece bir korku hikâyesi değil; bilimin sınırları, insanın yaratma arzusu ve toplumun dışlanmışlığa verdiği tepki üzerine yazılmış derin felsefi bir romandır. Bu trajik yaratım arzusunun kökenlerini anlamak için Mary Shelley’nin kendi hayatına bakmak gerekir. Shelley’nin yaşamı adeta bir kayıplar silsilesidir: Doğarken annesini kaybetmiş, üç bebeğini toprağa vermiş ve en sonunda büyük …

Devamı

İnsansızlık Tuvali

Resim : Özlem Korkmaz Herkesin kendi hükmünü biçtiği tuvallerde yalanlardan gerçeği bulabilmek, en merhametsiz yüreklerden başının okşanmasını aramak gibi. Herkes, kendi ellerindeki fırçayla, utanmazlığı canlandırıyor. Namusunu, alın terini topladığın her daldan, en keskin, en kırılmış savuruyorlar en yakıcı fırtınalarıyla. Kimse kendi körpeliğini gözetmeden, çaldıklarının yansımasıyla ilerliyor dimdik. Kimse kendi tuvalinin rengini akıtmadan siyahlarından bükülmüyor. Kendi masalını çizerken herkes, hep başkalarının …

Devamı

Yunus Emre

Resim: Ressam Gülsüm Sayhar (Gül) Çağımızdan çok asır öncesinde yaşayan. Bir derviş Yunus vardır şairliği taşıyan. İlim irfan peşinde cahillikten ırakta. Kendini bilmekliği en baş ilim saymakta. Okumaktan manayı Hakkı bilmektir deyip. Manasız okumakta kişi Hakkı bilmeyip. Yunus tevazu ehli kendin ümmi görmekte. Her şiirin bendine aşk meramı sermekte. Dervişliği hırkadan, taçtan ayrı söyleyen. Hırkaya muhtaç değil gönlü derviş eyleyen. …

Devamı

Ahbap Ayağı

İnsanlık ölmüş harbiden! Dürüst, namuslu, şerefli insanlar bir lokma ekmeğin derdine düşerken; ahlakı hiçe sayanlar kolay yoldan haksız kazanç sağlayarak, başkalarının haklarını yiyerek kral gibi hayatlar sürebiliyor. Sanatından çok geçmişte vukuatlarıyla tanıdığımız bir şarkıcı son günlerde gündemi salladı. Yapmış olduğu güven istismarıyla kendisine güvenenleri adeta şokladı. Diyebilirsiniz ki bırak ona güvenenler ona inanıp hayal kırıklığı yaşayanlar düşünsün, sana mı düştü …

Devamı