İnsansızlık Tuvali


Resim : Özlem Korkmaz

Herkesin kendi hükmünü biçtiği tuvallerde yalanlardan gerçeği bulabilmek, en merhametsiz yüreklerden başının okşanmasını aramak gibi. Herkes, kendi ellerindeki fırçayla, utanmazlığı canlandırıyor. Namusunu, alın terini topladığın her daldan, en keskin, en kırılmış savuruyorlar en yakıcı fırtınalarıyla. Kimse kendi körpeliğini gözetmeden, çaldıklarının yansımasıyla ilerliyor dimdik. Kimse kendi tuvalinin rengini akıtmadan siyahlarından bükülmüyor. Kendi masalını çizerken herkes, hep başkalarının umudunu, ruhunu siliyor. Renklerini acıtmadan, hayalleri boyamıyor. Ne ki, insansızlığın akı bozulmadan, yerinde seyrediyor alışılmışlık. En pahalısı doğruluk artık. Paha biçilemeyenleri bile riya kokuyor kaçtıklarından. Peki bu kargaşanın, ağarmışlığın tam olarak neresinde durmak daha az kirletir insanı? Hangi karanlığındaki yok oluşu son siyaha boyar gözyaşının? Neresinde beklersek en çok kendimiz kalabiliriz?

En pahasına kanatıyor menfaatler birbirini; kor bir vefasızlıkta hep daha, daha can alıcı öldürüyor kimsesizlik ve düşüyor sevinçlerinde güneşi. Hep dahasını eşelemek uğruna birbirinin göğsünü ezmek sadece kalpleri değil, vicdanları da boğuyor. Bu çarkın hırstan, kibirden solduğu küllerde kavrulan soluklar artık bir amaç için direnmeyen yaşamlara sığınıyor. Dürüstlük, ahlak göçtüğümüz o köhne mahallelerde beyazımsı yalnızlığa tamah! Oysa umduğumuz hiçbir yalanı, taptığımız hiçbir yükselişi, sevgi ardında terk edilmiş resmin içinden kurtarmaya yetmiyor. Neye dayansak, gülüşleri yeşertsek yine en muzip afallıyoruz garipliğini. Bu insansızlığın, gökkuşağını karalayıp satması da yeni şafakların habercisi değil; tüm çağın yitişi! Sadece gözlerin gördüğü kadar benzemiyor asıllar gerçeğe. Ardındaki üşümeler seslenmiyor artık. Unuttuğumuz tüm erdemler, hesapsız duruşlar her defasında yeni zulümlere çarpıyor. Kirlenmeden bekleyeceğimiz o taşlı yeri bulsak da tüm çamurları umudumuza değiyor. Ne yazık ki tamamen beyaza boyanmak, beyaz olmak mümkünlüğünü boşaltıyor baharlarımızda. Sevgisizlik bulaştıkça tuvallerine, diğerlerini yaralamak marifet kabul görüyor alkışlarında. İçinde küçülüp duran çocuğu ısıtmak mı? O çocuk, geçmişteki o köhne mahallelerde kaldı, yağmalandı.

Artık onun da benliği çamur!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Hicran

Dayanmak çok zormuş sensizliğe, Alışmaksa imkânsızın imkânsızı. Hayalin gözümden hiç gitmiyorken, Dinmeyecek gibi kalbimdeki bu …