… ve kuşların uçuşunu ertelediği/vakitlerin öfkesiydi biriken kırlangıçların hüznü turnanın halinden ahvalinden asi/kara yağız çocuklar gibi/telaşlı oluverirdi birden boran fırtınası gülücükleri delip geçen… erkene almışlar sabahı yine/vesselam sabahsız uyanıyoruz güne gözünde mahmur umutlar duruyor canın/yüzünde dünün güncesi ve nakarat yağmurların azıcık sessizliği sonbahar öncesi ay neylesin gecenin yasına, havasına inadına yolculuklarda saklanır/dar vakitlerin küçük ve zor hikayesi… acı suya haber …
DevamıŞiir
Kadınım
Kadınım Ayağa kalk kadınım al eline kalemi, Hayata geriden başlamak mı? bu senin kaderindi. Kendi kararın diye bir şey yok, kurma hayatının hayalini, Sonuçta eksik eteksin, aklın kısa, kırk sözünden biri doğru değil mi? Ayağa kalk kadınım al eline kalemi, Değer verilmemiş sözüne, aklına, düşüncene; söyleneni yap yeterli. Gözü açılır diye okumasın demişlerdi, ilkokula gitsin yeter, ne olacak ki sanki, …
DevamıŞaheser Beste
Şaheser Beste Dünyada en çok bilinen, söylenen, Dinlenen ve de ezberlenen beste; Itri’nin şaheseri, Salavat-ı Şerife. Ümit Tükenmez
DevamıÖlmesin Masumlar
Ölmesin Masumlar Ölmesin masumlar, ağlamasın göz, Artıp eksilmeyen öfke durulsun. Dünyaya hükmetsin bir çift tatlı söz, Kin, nefret yerine barış kurulsun. Yok yere akmasın insanlardan kan, Gözler ağlamasın, olmasın revan. Boşanmasın ülke, kalkmasın kervan, Emperyalist güçten hesap sorulsun. Herkesin özgürlük olmalı hakkı, Kimlere kalmış ki makamla mevki? İnsanlar canından bıktı, inan ki, Sorumlular kimse ceza verilsin. Sevgiyle hoşgörü egemen olsun, …
DevamıBilemedim…
Bilemedim… Kara Kalem : Mehmet Mücahit Yurteri Kaç bayat ekmek üzerine mum diktik? Boğazımız hangi lokmada düğümlendi? Bilemedim! Suya bezedim aşkını, hasretini… Söküp atamadım yürekte nakşedileni… Kalbim dar geldi nefes alamadım… Yüzünde açan hangi tebessüme esir düştüm Bilemedim! Kaç gemiye gözyaşlarımı yelken yaptım? Hani hep vardın! Şiir yolunda ararken gölgeni Sensizliğin ruhumu acıtacağını… Bilemedim! Birbirimizin oltasında çırpınıp durduk… Basıp geçerken …
DevamıYaşamak
Yaşamak Müsait değilim kederlere artık!.. Kendisini kafa-göz dövmüşlüğüm bile var. Yılandan kaçar gibi kaçıyorum kasvetli insanlardan… Erdemli bir ot gibi yaşıyorum, Bir ineğin busesini bekliyorum. Vitesi boşa attım, Yokuş aşağı iniyorum, Yakındır uçurumdan uçmam, “Kim demiş ben uçamam?” diye… Denizde tükürüğümü yüzdürüyorum, Martıyla dalga dalga, dalga geçiyoruz. İstersem güneşi söndürüyorum, Dünyayı ayağımın altına alıp, Bir de ayaklarımı yıkatıyorum… Dertleri pazara …
DevamıVaroluş Sancısı
Varoluş Sancısı Yığınların siması, şehir’in kasvetini yüklenir mi? Metropol arasına sıkışan ruh, Yığınlara teslim olmaz mı? Kalabalık yolların ayak izleri; Nefesin gölgesinde sokaklara karışmaz mı? Zamanın geçtiği yolları, Durdurmak için ışıklar mı gerekli! Yaşam süresi akıp giderken sonsuzluğa; Bir selam vermek yüreği aydınlatmaz mı? Bir yere yetişmek için tüketilen çaba, Istıraplı yüreğin çarpmasını duymaz mı? Yüreğin demiri kor ateşle atarken, …
DevamıÇiçeğim
Çiçeğim Çiçeğim, sen yağmursun ağlamak senin neyine? Ayrılık yok, çünkü dereler hep akar birliğe… Şayet sen yaratıldıysan ölüm senin neyine? Fanilik faninin olsun, beka elbet bizimdir. Çiçeğim, sen güneşsin karanlık senin neyine? Yıldız yıldız kırılsan da gece senin neyine? Talan etseler de dünyayı hırs senin neyine? Dünya-ahiret onların olsun, bize aşk yeter!.. Sen mürekkepsin, kalemi kırmak senin neyine? Sen kader …
DevamıMenkıbe
Gözbebeklerin kaçınarak sakladığı o şey Bu kaçıncı can kırığının sesi göğü titreten Nefes almaya tahammülü biten ey gönül, bekle… Empati yoksunluğu değil, Olsa olsa münafıklık emareleri onlarınki. Allah demekle değil, adil olmakla erişilir menzile. Ne çok acıdı kalbimiz… Oysa altı üstü birkaç sene yaşayıp gideceğiz. Kahvenin köpüksüzünü kendimize ayırdık diye mi kırdınız? Oysa ne çok incelik saklıydı. Size insansızlığı ilham …
DevamıBir Bulutun Ardında
“En büyük ihtiyaç, çoğu zaman ihtiyaçsızlık değil… Hakça bölünmüş bir dünyadır.” Mehmet Mücahit Yurteri Kara Kalem: Mehmet Mücahit Yurteri Bir Bulutun Ardında Bazen; içimde bir kıpırtı doğar, Gecenin en sessiz yerinde büyüyen bir fısıltı gibi… Bir bulut çağırır beni: Gölgesini omzuma atar, Gizli göklere doğru sürükler… Rüzgârın avuç içleriyle yüzümü okşadığı o an, Zihnimin labirentinden sıyrılıp, Kuşların hafızasında erimek isterim… …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
