Beklenti de Şaşırdı

Beklenti de Şaşırdı

İnsanlardan bir şey beklememek lazım. Niye beklememek lazım? Ben beklerim. Adam gibi adam, teyze gibi teyze, komşu gibi komşu, arkadaş gibi arkadaş, dayı gibi dayı, insan gibi insan olmasını beklerim. Niye beklemeyeyim? Beklentiniz olmasın deyip insanların üstünden bu sorumluluğu da almışlar. Domatesten domates olmasını bekliyoruz. Armuttan armut olmasını bekliyoruz. Pazardan aldığımız patates ayva çıksa şaşırırız. Ama söz konusu insan olunca “İnsanoğludur her şeyi yapar, şaşırmamak lazımdır.” Niye şaşırmamak lazım? Ben şaşırırım. Bir insan insanlığa yakışmayan bir şey yaptığında şaşırırım. Karga bülbül gibi ötse, kedi maymun gibi yürüse şaşırırım. Siz şaşırmaz mısınız? Niye şaşırmıyoruz? Bu yıl yağmur az yağsa, kar yağacak yere kar yağmasa, “Bu yıl hiç kış, kış gibi olmadı.” diyoruz yazın sıcak az olsa “Bu yıl yaz, yaz gibi olmadı.” diyoruz ama tüm kâinatın emrine verildiği şu insandan insan gibi olmasını bekleyemiyoruz. Bir ayakkabı alıyoruz az sıksa kızıyoruz, hemen yırtılsa şikayet ediyoruz, bol gelse giymiyoruz “Hiç derisi gerçek deri gibi değil.” diyoruz. Ama etiyle kemiğiyle, kanıyla canıyla var olan duygusuyla zekasıyla, değerleriyle soyuyla sopuyla insan olan bir insandan “İnsandır her şeyi yapar, insandır fazla bir şey beklememek lazım.” deyip insandan insan olmasını bekleyemiyoruz. Banane, ben beklerim. Niye beklemeyeyim. Zaten insan olduğu için bekliyoruz.

Babaysa baba gibi, anneyse anne gibi, çocuksa çocuk gibi, teyzeyse teyze, halaysa hala, dayıysa dayı, amcaysa amca, yeğense yeğen gibi olmasını beklerim. Öğretmense öğretmen, doktorsa doktor, temizlikçiyse temizlikçi, savcıysa savcı, polisse polis , amirse amir, memursa memur olmasını beklerim. Yayaysa yaya, şoförse şoför, yolcuysa yolcu, hancıysa hancı olmasını beklerim. Akrabaysa akraba, komşuysa komşu, arkadaşsa arkadaş, yoldaşsa yoldaş, vatandaşsa vatandaş gibi olmasını beklerim. Bakkaldan aldığım bir pilin çalışmasını beklediğim gibi insanın da insan gibi çalışmasını beklerim. Aklı fikri zihni olmayan hatta adına yapay deyip o zekadan zeka olmasını beklediğim gibi ben insandan da insanlık göstermesini beklerim. “Fazla beklentiye girmeyeceksin!” Fazla beklentiye de girerim.
Yeryüzünde ne var ise önce insanın kullanımına yönelik olmuş, bu yeryüzünü insan aklıyla fikriyle gücüyle kendi kullanımına yönelik şekillendirmiş. Şehre bir ayı inse korkarız, şaşırırız, telaş ederiz, yakalayıp inine koyarız. Ama insan ne şekilde davranırsa davransın ona şaşırmayız şaşırmamalıyız. Ben de buna şaşarım. Cümledeki cümlenin ardındaki kabullenmişliğe, çaresizliğe yahut işine gelmişliğe… Sırtına yeryüzünün yükünü yüklediğimiz insanoğlunun sırtından tüm duygu, his, sorumluluk bilinci, değer yargısı, anlayış, merhamet, hoşgörü, yardımseverlik, her şeyi kaldırıyoruz. Çünkü bunların her biri birer beklenti. Dolayısıyla artık kimseden bir şey beklemiyoruz. İyi.. O zaman niye şaşırıyorsunuz ki tarladan çıkıp susuz gelen domatesin tadına, giydiğiniz ayakkabının burnunun üç günde açılmasına, aldığınız gömleğin ilk yıkamada renginin solmasına, tereyağının yarısının margarin olmasına, servise verdiğiniz arabanın üç günde bozulmasına, inandığınız kişinin sizi kandırmasına niye şaşıyorsunuz ki! Ne vakit insanın insan olmamasına şaşırmayı bıraktınız o günden sonra her şeye şaşırmayı bırakmalısınız.
21 Haziran 2026
Özlem Korkmaz
Fotoğraf: Özlem Korkmaz

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kopma Noktası

Başka çare kalmamıştı bu aşkı bitirmekten, Suçu kendinde ara, ben çok çaba sarf ettim. Sen …