Kurtlar Sofrası

Maksuda erişmenin türlü hali var iken
İnsanoğlu bulaşmış kötülüğe çok erken

Çalıp çırpmak adeti bir tür hüner sayılmış
Rüşvet torpil illeti pazarlığa yayılmış

Vakte telaş bulaşmış faiz karın doyuran
Helal ile haramı var mı tek tek ayıran

Kalbe çalım atıyor tokluktan şişen mide
Herkes aç mı yatıyor kim bu batan gemide

Üstün gelmiş gürleyen, cebi şişik dev adam
Kime ait bacası tütmeyen saçaklı dam

Kuru kara paraya ulu bir kasa gerek
Varsa müşkülpesentler ağzına balı sürek

Kaçırmanın peşinde kaçan kaçmış fırsattan
El ayak çekilmişken ekin biçmiş hasattan

Adına vurgun derler kim bu vurgun da kırgın
Terazinin kefesi diğer kefeye dargın

Hileye hurda gerek şıracıya bozacı
Yalancının diline sürülüyor mu acı

Aldanan mı aldanmış aldatan mı aldanan
Uyanıklık uykuda herkes yutmuş baldıran

Mayın tarlası olmuş ticaret sahaları
Ucuz ne pahalı ne kar zarar dahaları

Zaman devire dargın devir daim etmekte
Kim sürü kim çobandır mal insanı gütmekte

Hançerin ne suçu var sırtı dönük kimseye
Al lokmayı elinden vur fakirin enseye

Karda gezip izini belli etmez nalınlar
Ar damarı çatlamış dikiş tutmaz alınlar

Kaçıp kurtuldum sanır saklanınca kuytuya
Göz gözü görmez ama kalp dalar mı uykuya

Vicdan muhasebesi bir gün tutunca hesap
Dil düğümünü çözer hal düştüğünde bitap

Maksuda erişmenin türlü hali var iken
İnsanoğlu bulaşmış kötülüğe çok erken
Özlem Korkmaz
Fot: Özlem Korkmaz

Bu yazıyı okudunuz mu?

Ahmet Vefik Paşa

Bugüne kadar yazdığımız isimler, Tanzimat dönemini hazırlayan isimlerdi. Encümen-i Şuarâ’dan sonra sıra Ahmet Vefik Paşa’ya …