“Bazen gökyüzü değil, insanın içindeki mavidir kaybolan…
Ve bazı insanlar, bütün ömürlerini onu yeniden bulmaya adar…”
– Mehmet Mücahit Yurteri –
Göğe Açılan İnanç
Her sabah umutla açarım
Penceremi…
Bakmak isterim göğün
Lacivert derinliklerine…
Bir parça huzur, bir tutam ışık,
Bir umut ararım
Göğün sonsuz maviliğinde…
Görmek istediklerimi görür müyüm?..
Heyhat…
Kara bulutlar yutmuştur maviyi…
Kederden örülmüş bir örtü gibi
Çökmüştür karanlık yeryüzüne…
Güneş, bulutların ardında mahzun,
Ufuklar sessiz,
Yüreğim bekleyişlerin gölgesinde…
Gökyüzünden yağmaktadır
Umutsuzluk, kötülük, gam, bilinmezlik…
Her damlası düşlerime işlerken
İçimdeki sessizlik ağırlaşır…
Ama ben her sabah yeniden açarım
Umudun kanatlarını…
İçimde tükenmeyen bir inançla,
Maviyi yeniden görebilme özlemiyle…
Bilemem, ne zaman yağacak
Hasretle beklediğim yağmurlar…
Ne zaman silip süpürecek rüzgârlar
İnsanlığın yüzüne çöken karanlığı…
Ne zaman yeniden yeşerecek
Kuraklığa mahkûm olmuş umutlar…
Ama bir gün, evet, o gün gelecek…
Penceremden gökyüzüne baktığımda
Kara bulutlar çekilecek usulca…
Güneş, altın ışıklarını serecek ufuklara,
Ve mavi, yeniden saracak semayı…
İşte o gün, gökten inen sağanakta
Yalnızca yağmuru değil,
İyiliği, güzelliği, neşeyi, sevinci bulacağım…
Ve o sağanağın her damlasını
Hasretle kucaklayacağım…
Ve anlayacağım ki
En karanlık gökyüzü bile
Sonsuza dek saklayamaz maviyi…
Bu yüzden her sabah
Yine umutla açacağım penceremi…
Çünkü bilirim ki
Bir gün mutlaka yağacak
Yüreğimin beklediği o güzel yağmurlar…
Başakşehir, Ekim 2026
Mehmet Mücahit Yurteri
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi

