Geçen gün düşündüğümde; hiç üzerinde düşünmeden kabul ettiğimiz yahut kabul ettiğimizi bile fark etmeden yaşayıp gittiğimiz bazı şeyler aklıma geldi:
Mesela yolda giderken bir insan, yanına yarım metreden fazla biri yaklaşsa, dururken ona çarpsa yahut onu itse veya yürürken kendine çok yakın mesafede biri yürüse rahatsız olur haliyle kuşkulanır hatta bu yaklaşım devam ederse onu farklı şekillerde azarlama kınama yoluna gider ve kendinden uzak tutmaya çalışır. Hatta ondan koşarak kaçma saklanmaya kadar varabilir bu durum. Ancak aynı şey bir otobüs minibüs bir metrobüs gibi toplu taşıtta olsa ki -zaten olan bu- aynı insan bu olanı olağan karşılar. Yine hiç tanımadığı biri yada birileri çok yakınında durur ona değer hatta çantası çantasına kolu koluna dokunur, ilerlerken binerken inerken kendisini iter ve hatta iten taraf kendi de olur. Burada her şey normal ve yolunda sayılır.
Bir başka durum; bir insan yolda yürürken yabancı bir adam ya da kadın kendine yaklaşıp fotoğraflarına bakmak istese hatta ondan bir fotoğrafını istese ona “Ne münasebet.” der, türlü muameleleri reva görür sinirlenir o kişiyi azarlar ona kafasında bir etiket yapıştırır ve hatta oradan koşarak o kişiden şüphe ettiği için uzaklaşır. Ama aynı insanın sosyal medyada belki her gün yine hiç tanımadığı kişiler fotoğraflarını inceler hatta fotoğrafını kendi galerisine kaydedip istediğinde bakar ve bu insan bunu olağan, her şeyi normal akışında sayar ve hiç rahatsız olmaz.
Bir başka durum; normalde bir insan borç isterken kırk defa düşünür, kızarır bozarır, renkten renge girer “En yakın zamanda ödeyeceğim kardeşim çok ihtiyacım olmasa istemezdim.” falan der. Kişiden parayı iki büklüm alır elinde parayı emanet gibi tutar çantasına mahcubiyetle koyar. Kişi bende para yok deyip reddetse daha da kızarır, canın sağ olsun derken bile istediğine pişman olur. Ancak bankada kredi çekmek için beklerken o aynı insan kendisini çok klas -artık ne demekse- bir şey yapıyormuş gibi ve kredi puanına göre de ayrıcalıklı ve özel hisseder, kredi olarak yani borç olarak aldığı parayı çantasına gururla koyar ve dahası banka kendisine kredi vermese ya da düşük kredi verse sayar söver adeta hakkı olanı alamamış gibi öfkelenir.
Başka bir durum; biri bir şey yapsa ve o şey insanın kınayacağı onaylamayacağı bir şey olsa insan rahatlıkla kendisinde her tür kınama eleştirme yayma hakkını görür söyler dillendirir dağıtır: “Ne yapayım kardeşim olanı söylüyorum iftiramı atıyorum.” der ve o kişinin hiçbir şekilde onurunu şerefini düşünmez. Ancak aynı şeyi kendisi ya da kendisine yakın biri yapsa aynı insan adeta lal kesilir, sır ehli olur, susar “Kardeşim insanın bir onuru bir şerefi var.’ der susturur, dillendiren olursa da paylar ve bu kez olan şeyi haklı gösterecek mazeret ve bahanelerle durumu kabul edilebilir hale getirir.
Mesela biri herkesin olduğu bir ortamda küfretse herkes bir yandan tepki verir “Hop kardeşim aile var napıyorsun ağzını topla” der ancak aynı küfür şarkının birinde geçse aynı herkes konser alanında hep bir ağızdan aynı ağzı yaya yaya birbirinin yüzüne baka baka bağıra çağıra tempoyla nağmeyle enstrümanla aynı küfrü söyler, söyleyeni alkışlar ve cebine parasını koyarak evine gönderir. Kimsede bundan rahatsızlık duymaz. Her şey normal ve akışındadır.
Mesela bir kadın evde çocuklarının kahvaltısını hazırladığında, eşine çay kahve götürdüğünde, yemek hazırlayıp yerleri süpürdüğünde eşinin sözünü dinlediğinde kendini köle, sıradan bir ev hanımı ev işçisi saçını süpürge eden ömrünü boşa harcayan biri hisseder ama aynı kadın bankada onlarca kişiye çay servisi yaptığında, bir yemekçide tanımadığı kişilerin bulaşığını yıkadığında bir mağazada yerleri süpürdüğünde, bir ofiste amirinin emrini yerine getirdiğinde kendini özgür, başarılı, ayakları üstünde duran, emekçi ve saygın hisseder.
Bu şuna benziyor sanki matematikte üslü sayılar vardır -1’in karesi -1 dir ancak -1 parantez içine alınıp karesi alınınca sonuç +1 olur. Yani o parantez sayının değerini değiştirir. Olaylarda kendine bir kılıf bir kalkan bir koruma bulunca yahut bir mazeret bir bahane bir kaçış yolu bulunca mevcut negatif bir olay haliyle pozitif duruma dönüşüyor. Yani olağanüstü olan olağanlaşıyor.
Ne diyelim sonumuz hayrolsun.
9 Mayıs 2026
Özlem Korkmaz
Resim: Özlem Korkmaz
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi

