Sevecen başlayan günün Hüzünlü bir anısıydı Duvarda tepetaklak duran Ayaklarından asılı kalmış çiçek, Öksüz çiçek. Yüreğin ateşini yakarken, Rüzgarın yönünü hesap etmezsen, Duman içinde kalırsın. Yüzün gözün hep is içinde ve Silinmezler zamanın gri çizgisinde. Sonbaharda küçük fırtınaydı, Bu püsküllü garip hikaye. Şiir bile yazamadım kaç vakit, Sustum ismini konuşmadım. Bilirdim aslında vuranı, Canı yanmasın, Başına gelmesin diye Kaç vakit …
DevamıŞiir
Gündönümü
Kara Kalem : Özlem Korkmaz Okuyanlar kerameti nedir bu başlığın diye düşünebilirler. Keza gündönümü Güneş’in ışınlarının dönencelerden birinin üzerine dik geldiği tarih diye geçer sözlükte. Esasta da bir gök bilimi terimidir. Şimdi diyeceksiniz sen ne demek istedin? İyi de edeceksiniz. O halde kelimenin kökünü alıp günü gündemimize çekersek dönümüne varana kadar altı ay geçer öyle değil mi? Siz de araştırın …
DevamıKaranlık Gece / Aşikar Olmayacak Suskunluğum
KARANLIK GECE Işıklar çoktan söndü, karanlık gece. Vapurlar geçiyor, sesler hece hece. Dolunay boğaz da, bir büyük bilmece. Durgun deniz sahili yalar, sessizce. Karanlık gece, fener yoktur elimde! Sessizlik ruhumda geziyor, sakince! Kararmış bulutlar da, yürür üstüme! Topraklar susamış, yağmurun hükmüne. Kocaman damlalar düşünce denize. Rüzgâr sevdalanır, denizin sesine. Birazdan aparıp yutacak sahili. Kıyıya koşmaz dalgaların sakini. Hırsla kumlara vurur, …
DevamıEski Bir Hikâye
Bundan çok uzun zaman önceydi, Aşkımıza noktalı virgül koymuştuk. Kafamızdaki birçok soru işaretiyle, Gelecek yıllardan medet ummuştuk. Ümit Tükenmez
DevamıGönül Kapısı / Geçmiş Olsun / Balık Ekmek
GÖNÜL KAPISI Hangi gönüle baksam. Değişik renk kapılar. Hangi gönülde kalsam. Farklı dargınlıklar var. Düşünüyor insanlar. Neresinde bu efkâr. Şirindir tüm kapılar. Ya da öyle görünür. İsabetsiz yapılar. Kayıtsızdır hesaplar. Belki de iç içedir. Açılmayan kapılar. Kimi hüzne bürünür. Kimisi dert döktürür. Savunmasız gönüller. Hıçkırık biriktirir. Dil dolaşır bilirim. Hatır sorup, gizlenir. Hoş gönülde demlenir. Has davetler, beklenir. Mehmet Altunay …
DevamıBu Sabah
Bu sabah, Soğuğun kokusunu hissettim Sabahın gün mahcupluğunu Güneşin yeni gelin muhterisliğini Günün yoksunluğunu hissettim Bu sabah, Mavisinden ayrılan deniz gördüm Mahur beste martılar Sokaksız simitçiler gördüm Sevgiyi tek solukta yutan insanlar Bu sabah, Kaldırımların suskunluğunu duydum Yerinden aşınmış taş gibi yolcular Bestekâr araba kornalarını duydum Gidenleri gelenleri sayan zamanlar Bu sabah, İnsanlığın köprüden düşüşünü yaşadım Sızım sızım sızlanan yapraklar …
DevamıNihale Sokağında
Kara Kalem: Özlem Korkmaz Bastonlu bir aç dede, nihale sokağında. Karanlık orta yerde, aydınlık bir eski mum. Kimi donların cebi, kör bir balık ağında. Bul da görelim iğne, batmasın sakın umum. Eskimiş anı perdem ve ardı kör bataklık. İçi benim şatomdur, dışı aklıma şamdan. Bunca toz bir arada, sapta yok bir ataklık. Gözükür mü sabahın fırtınası akşamdan? Yıl gecenin ortası, …
DevamıAsil Ağıtlar
Can yarası gölgeye yansır. Sol yanımdan dökülen, dilsiz yaşlar Ayrılığın yarasına yarık açar. Aşk romanın yarım kalan hikâyesi, Ayracında seni görmek ister. Asil hikâyeler; günlerini bekler… Rüzgârın yönünü kaybettiği yollar, Küllenmiş hatıraları savurur, Sönmeyen dumanında tüten; Dudakların ateşi, Ruhumda dolaşırken, Kurtulabilmek ne çare! Asil yürekler; sevgiliyi bekler… Kâinatın hüzünlü gözyaşları, Hırçın çığlıklara kendini bırakır. Istırabın çığlığına mekânın sesi susar. Zamanın …
DevamıVaroşa ( Kapalı Maraş)
Varoşa ( Kapalı Maraş) Bin günün karanlığındayım… Ziyaretçilerim gelmiş, niye gelmiş? Ne umuyorlar bu ölgün sokaklardan? Rüzgâr esmeye korkar olmuş! Savaşın yok edişinde bırakılmış maddiyat As olan nefes alabilmekmiş özgürce… Geçmişe bakıp “ah” edişler sonrası unutuşlar… Sarı kumların ardına gizlenmiş Işıltılı hikâyeler, acı gülüşler… Gözleriniz şahit oluyor mu? Hissedip anlayabiliyor musunuz? Köşebaşı viran olmuş sinagog! Susmuş müezzinin sesi pas tutmuş …
DevamıDenizin Dili
Ne gözüm aç, ne de karnım. Aç olan kalbim. Sevgiden yoksun halim. Birçok varlığı ben, sarıp sarmalarım. Maviliklere baktım. Ben denizim dedim. Kendimi izledim. İmbatlarda hüzünlendim. Dalgalarla coştum. Aniden sularım apardı. Her şeyi kollarımla sarıp, kucakladım. Çok severim kumu, çakılı, taşları. Her gün yalayıp, koklarım onarı. Ah, bu ne sevgi Tanrım. Düzensiz dalgalarımdan, korkarım. Sevdalanınca sallarım ortalığı. Katarım önüme kumları. …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
