Şiir

Yeni Yıl

​Madem kararlısın illa gelmeye, Akıllı, erdemli, muhabbetle gel! İlla niyetlisin konuk kalmaya, İnsan-ı kâmilden muhabbetle kal! ​İnsan haklarını kucakla, getir; Kötülüğü yok et, benliği bitir. Gönül kalesine yerleşip otur, Tatlı dil, söz ile muhabbetle dol! ​Üç yüz altmış beş gün açtım yolumu, Sızlatma, merhem ol gönül telimi. Anlatabildiysem arzu hâlimi, Irmak gibi aksın muhabbetin bil! ​Teslimî dökünce hâlini dile, Erbabı …

Devamı

Şimdi Gitmenin Tam Zamanı

Yeter dediğimde zaman işledi Duvar saatinin durmaksızın çalması Bir çantaya sığamayan anılardı Şimdi seni toparlayıp gitmesi Yeter dediğimde nefesim kesildi Ayrılığın resmi duvarıma işledi Kapanan bir kapı terk edildi Şimdi yüzüme rüzgârın çarpıp gitmesi Yeter dediğimde bulutlar kayboldu Aldatmak yalnızlığa yüz tuttu Bir kadın çığlığı göğü devirdi Şimdi gücümün kalbime dönmesi Yeter dediğimde son geldi Adaletin kamçısı kadını alkışladı Sonsuz …

Devamı

Tımarsız Mur-atlar

Tımarsız Mur-atlar Belki son günümüz; vakitlerden yarın Gönlümüzde yar tutacak o son düğünümüz Kardan beyaz Gülden tomurcuk; ilkyaz, bahar sevgili Say ki her dileğimiz; dikensiz, dalsız bir gökyüzüymüş meğer… Uçuşunu koy yüreğine kırlangıçların, göçünü turnaların Kanatsız meleklerin sözüne güven olur mu, olur elbette Aklına gelen ilk düşünü koy, hemen şuracığa Belli ki kınasız Ayak parmaklarındaki o eski sızı… Önümüz kış, …

Devamı

Gizemli Katarlar

Kızıl güneşim her dem doğuyor Şöminesinde ısı ısınıyorum Bahtsız havalarım kış gidiyor Ah o kırlangıçlar! Gelmiyor Ne zamandır isli yüreğim Gizemli kelimelere yaslanmıyor Kıpırtılı hayat titremelerim Tekinli ışıklar saçmıyor Büyük unutuş! Gölgelerin eriyor Tatlarıyla tat sarmalanıyorum Nihayet karanlıklar büzüşüyor Sır yüklü katarlar görüyorum Rüzgarlarla sır sırlanıyorum İlker Ko / BA54C8 Aralık 2025

Devamı

Karanlıklar Ülkesi

Yollar karanlık. Düşünceler fırtına yükü. Kursağın isyanı dinmedi, yine kaldı. Manzara, baştan sona bir yalandı. Gönül kırılsa ne yazar? Tâhire cümleler, tedirgin bekleyişler, samimiyetle bakan gözler… İçinden de sever mi insan? Bilmeyen bilmez. Bilenlere selam olsun. Sayısal lanetler dökülür önüme. Bula bula kimi buldun? Günaha çağırma. Takatim yok ne sana ne dünyaya. Güven diye bir şey var, gören oldu mu? …

Devamı

Bin Yıllık Ebru

Hat sanatı şiirleşmiş bir suret, İki nokta göz, İki hilal kaş, iki kepçeden gelir ses, bir okka burun. Yedi meridyen dimağ ile eder ondört. Kıvrık yolları açan “Elif”, İlahi makamın verir haberini. Liderliğin bereketli kökleri, Başlangıç yolunda bulunan, Varislerin şerefli makamı. “Elif-lam-Ra” dokundukça açılan gizemli güller. Sevginin var oluş boyutunda bağlılık “Vav”ın aynası, Adem ve Havvanın saadet köşkü, Arındırır sahibini …

Devamı

Çınarcık Vapuru / İstemesen de Geleceğim/ Meşkin Burcunda Yoruldum/ Çilesiz Varılmaz Kemale

Laciverdi sulara, şapkadır kara. Yeşilin soluk rengi, vurur suya. Çöllerde vaha, denizlerde ada. Yüzerek vapur gider, Çınarcığa. Zümrüt gerdanlık, deniz ortasında! Dalgalar sertçe, vurur kıyısına! Sanki başka ülke, başka bir dünya! Çöllerde vaha, denizlerde ada. Deniz kabarır, çarpar kayalara! Pişmanlık duyar, dağılır kumlara! Yenik düşer egosuna, hırsına! Yüzerek vapur gider, çınarcığa. Marmara’ya selâm durur, erguvanlar. Serin hafif bir yel, yüzümüzü …

Devamı

Söylenemeyen Yangın

Sırtımı yasladığım hayat duvarımın Ne büyük taşıymışsın, çekilince yıkıldım. Bayramın neşesini, günün mutluluğunu Hastane odasının kapısında bıraktım. Babam benim, kalbi beklemediği bir şaka yapmış, Bize gülmediğimiz tatsız bir oyun oynamış. Sadece bir ay eve gelebilmiş bizimle vedalaşmış, İyi olacak sandık ya, meğer bizi aldatmış. Böyle bir ayrılığa gönlün nasıl razı oldu? Azrail geldiğinde nasıl gidelim dedi dilin? Bizi özlüyor musun …

Devamı

Unutulmuş Adımlar

“Her adım, bilinmeyen bir sır taşır…” Mehmet Mücahit Yurteri Kara Kalem: Mehmet Mücahit Yurteri Unutulmuş Adımlar Gölgelerin kollarına saklanmış, kaybolmuş bir hayalet gibi ilerliyordu… Islak taş sokaklarda kayıp adımlar, sessizliğin içinden süzülen yankılara karışıyordu; karanlık gece, solgun umutların hüzünlü çığlığı gibiydi… Yılların yorgunluğunu omuzlarında taşıyan evler, birbirine yaslanmış, dünyaya inat, dimdik duran sessiz tanıklardı… Sokak lambalarının titrek ışıkları, yağmurun nazlı …

Devamı

Gül ve Gölge / Dizelenir Geceleyin

Gül ve Gölge … ne zaman bir yerden başka bir yere varsam, mısra olur adımlarım ve diz-e-lerime kara su iner. keyifle şarkılar mırıldanır dudaklarım karşı kaldırımdan. öylesine samimi ve içten; duvarlar kara kaplı defter, gökyüzü inatçı bir keder… ne zaman uzak kaldırımlara bassam, -mecburen o da- taşlar un ufak olur yüreğimde ve ben, vazgeçerim gitmekten… ne zaman bir yaraya varsam, …

Devamı