“Hüzün Treni”

Yalnızlık; hüzünlü tren
her istasyonda umutla sevdiğini aramak
kurşun rengi gökyüzünün altında
içine sürgün gözyaşlarıyla beklemek…
Kaçırdığın yıllar çoğaldıkça
artan sessizlik…
Bir gün bir yerde; öncesiz sonrasız bir evrende
Saklanmış güz yağmurlarına hasret!
Zihinde vuslatın düşü
İnce bir sızıyla gizlenir yürek kuytusuna…
Ölgün çiçekler açmaz hiçbir bahar!
Dertler sel olur, biçareliğinde boğulursun…
Dokunulan sabıkalı ellerin; öncesi izlerde
Tenlerde kaç sahte sevdanın kokusu kalır?
Bu şehirde kalpler kırık, yüzler asık!
Bezginliğin gölgesi düşmüş katılaşmış yüreklere
Kalbin sustuğu vakitte
Madde âleminde kalır yalnızlık treni…
İlahi adalet tecelli ederken
sırat köprüsünün çemberinde
Acep sevdalı ruhları da birleştirir mi?
Hüma kuşları…

Nevin Solakarı:Nisan/2026

Bu yazıyı okudunuz mu?

Şeytan Değilim, Melek Hiç Değilim

Yalnızlıkla terbiye edilmiş insanlara Hiç kimse ayar veremez, Yaratan’dan başka. Başkaca uluhiyet makamı da yoktur …