Haber

Şenol Tombaş’ın Öykücülüğüne Dair Kuramsal Bir İnceleme

Şenol Tombaş öykücülüğü, çağdaş Türk anlatı geleneği içerisinde metafizik ve felsefi sorgulama ile ahlâkî-eleştirel duyarlılığı birleştiren özgün bir çizgide konumlanmaktadır. Bu öykü anlayışı, klasik olay merkezli anlatıdan ziyade düşünce yoğunluklu, aforizmatik ve içsel gerilimle beslenen bir yapı arz eder. Metin, yalnızca bir hikâye anlatmaz; ontolojik bir problem alanı açar.   Öz Bu çalışma, Şenol Tombaş öykücülüğünü metafizik sorgulama, aforizmatik dil …

Devamı

Bizim Yaşadığımız Çocuklukta Çocuk Yoktu

Sene 1968, yedi yaşındayım. Her yanı ormanla çevrili, ekinleri diz boyu, ağaçları meyve dolu yemyeşil bir köy ama içindeki hayatlarda mutluluk yoktu. Bahar gelince karlar erimeye başlar, derelerde akarsu sesleri artar, sular coşar, her tarafta otlar yeşerir, çiçekler açar, ağaçlar tomurcuklanır. Kuzu ve kuş sesleri birbirine karışırdı. Sarı çiçekli çiğdemler çıkmıştır, baharı müjdeler. Mantarlar çıkıp bende buradayım derler. Kelebekler zikzak …

Devamı

Aşkın Suretlerine Yenilirken

“Aşkın Suretleri Gerçek Aşka Yenilirmiş…” diye ölümsüz bir kural vardır. Gerçek hayatta öyle midir? Hayatın acımasız döngüsünde, Aşk, Suretlerine Yenilir. Ne garip değil mi? Bu çelişki, insanın kalbini yakıp geçen bir paradokstur; sanki dipsiz bir kuyu, çıkmaz bir sokaktır. O çıkmaz sokağın taşlarını, ihanet edilen her hakikatin ve yaşanmamış her cümlenin sessizliği döşer. İnsan o sokakta kayboldukça, aslında yalnızca kendi …

Devamı

Yitirilmiş Bir Hayat

Yitirilmiş bir hayat, Bırakılmış düşler. Hançerlenmiş gülüşlerimde Yosunlar sızmış geceye… Ne kadar küfür etsem az kalır, Ne kadar beddua. Ama susmak ve durmak Bütün yalanlara, Bütün ihanetlere, Yarım bırakılmışlıklara… Ateş etmeden bir gece, Sabahı çok ağır oluyor. Hayaller gerçeklere takılıyor Dikenli tellerinde hayatın, Acımasızlıklara denk geliyorum. Sözlerim kalacak benden çok sonraki zamanlara, Benden çok sonraki acı çekmiş benim gibi insanlara. …

Devamı

Şimdi Gitmenin Tam Zamanı

Yeter dediğimde zaman işledi Duvar saatinin durmaksızın çalması Bir çantaya sığamayan anılardı Şimdi seni toparlayıp gitmesi Yeter dediğimde nefesim kesildi Ayrılığın resmi duvarıma işledi Kapanan bir kapı terk edildi Şimdi yüzüme rüzgârın çarpıp gitmesi Yeter dediğimde bulutlar kayboldu Aldatmak yalnızlığa yüz tuttu Bir kadın çığlığı göğü devirdi Şimdi gücümün kalbime dönmesi Yeter dediğimde son geldi Adaletin kamçısı kadını alkışladı Sonsuz …

Devamı

Nihan

Başını masadan kaldırdığında gözyaşlarıyla ıslanmış yanaklarına akan maskara yüzüne bulaşmıştı. Saate baktı; geçen bir buçuk saat ona iki gün gibi gelmişti. Telefonu yerdeydi, ekranı kırılmıştı. Yere attığını anımsadı. Gelmeyen mesaja, çalmayan telefona içinden sessiz bir lanet etti. “Toparlanma zamanı,” diyerek aracına bindi. Ne çok kırılmıştı ne de çok anlaşılmamıştı. Yaşı otuz beşlerindeydi ama söylenen yalanlara, samimiyetsiz tanışıklara hâlâ alışamamıştı. Her …

Devamı

Karanlıklar Ülkesi

Yollar karanlık. Düşünceler fırtına yükü. Kursağın isyanı dinmedi, yine kaldı. Manzara, baştan sona bir yalandı. Gönül kırılsa ne yazar? Tâhire cümleler, tedirgin bekleyişler, samimiyetle bakan gözler… İçinden de sever mi insan? Bilmeyen bilmez. Bilenlere selam olsun. Sayısal lanetler dökülür önüme. Bula bula kimi buldun? Günaha çağırma. Takatim yok ne sana ne dünyaya. Güven diye bir şey var, gören oldu mu? …

Devamı

Bin Yıllık Ebru

Hat sanatı şiirleşmiş bir suret, İki nokta göz, İki hilal kaş, iki kepçeden gelir ses, bir okka burun. Yedi meridyen dimağ ile eder ondört. Kıvrık yolları açan “Elif”, İlahi makamın verir haberini. Liderliğin bereketli kökleri, Başlangıç yolunda bulunan, Varislerin şerefli makamı. “Elif-lam-Ra” dokundukça açılan gizemli güller. Sevginin var oluş boyutunda bağlılık “Vav”ın aynası, Adem ve Havvanın saadet köşkü, Arındırır sahibini …

Devamı

Olay Yeri

Güpegündüz bir cinayet işlenmiş, caddenin ortasında, Fail hızlı adımlarla izini kaybettirmiş sokak aralarında. İç sesim dur dedi; tesadüfen geçerken suç mahallinden, Olay yeri inceleme ekibinin delili kaçmadı dikkatimden. Acımasızca kalbe ateş edilmişti defalarca kez besbelli, Maktulü gördüğüm an, benim için sendin artık şüpheli. Suçun işleniş biçiminden katilin sen olduğunu anladım, Dehşete kapılarak, gözyaşları içinde oradan uzaklaştım. Olay yerine son defa …

Devamı