Sevecen başlayan günün
Hüzünlü bir anısıydı
Duvarda tepetaklak duran
Ayaklarından asılı kalmış çiçek,
Öksüz çiçek.
Yüreğin ateşini yakarken,
Rüzgarın yönünü hesap etmezsen,
Duman içinde kalırsın.
Yüzün gözün hep is içinde
ve
Silinmezler zamanın gri çizgisinde.
Sonbaharda küçük fırtınaydı,
Bu püsküllü garip hikaye.
Şiir bile yazamadım kaç vakit,
Sustum ismini konuşmadım.
Bilirdim aslında vuranı,
Canı yanmasın,
Başına gelmesin diye
Kaç vakit kendimi suçlu bulurdum.
Denk gelince bu garip çiçeğe
Hep kendime acırım.
Kendil saatlerin sana baharı getirmeyecek,
Bencil duygularım ağır yaralı.
Yalnızlığa inat saf bir isyandım,
Sözlerimi zamana kazıdım.
Git şimdi istediğin cennete,
Pişmanlığın zerresi yok yüzünde.
Senin aydınlık sandığın o kalabalıklar,
Yanındaki en gerçek karanlıklardır,
İstedikleri kadar üflesinler ölümlerime,
Bir duada bin dirilirim.
Hiç çaresi yoktur bu işin.
Kötülükleri ekenler,
Mutlak bitecekler.
Sende göreceksin yakında,
Karanlıkları kılıcım kesmez sanırlar.
Ay çıkıncı tastamam gecelerde, gökyüzüne.
Onlar bin parça olacaklar,
O zaman anlayacaksın.
Bir çiçeği öldüreni,
Bir delikanlıya kıyanı,
Kul hakkıyla dolu olanı,
Hak bile affetmeyecek.
11.12.2025
Gencay COŞKUN
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi

