Olan ve Olamayan Kara Kalem : Mehmet Mücahit Yurteri Sonunda ateş bile yakmamayı öğrendi, Ve o, kül kül dönüştü de gül bahçesi oldu. Ölüm de öle öle dirilmeyi öğrendi. Kızıldeniz de zalimleri boğmayı bildi… Şeytan bir türlü iyiliği öğrenemedi… Bir sözle ay birken iki sevgili oldu. Anasız olmadı da yalnız babasız oldu, Masumluk iftiraya direnmeyi öğrendi. Hasret gömleği de nihayet …
DevamıHaber
Gönlümün Aslanı (Abdülhamid’im)
Gönlümün Aslanı (Abdülhamid’im) Bir yaz gecesi gibiydi gelişin, Leylin, gecede parlayan yıldızlar gibi. Gözlerin maviden derin bakardı, İçimde bitmeyen bir umut resmi. Minik adımlarınla geldin dünyama, Sessizliğe can katan bir nefestin sanki, Bir serçenin sabah uyanmasında, Yağmur sonrası kokusunu salan iğde çiçekleri gibi. Uzaklığın mecburiyeti ikimizi de yakar, Kim bilir ardında ne sebepler akar. Anlamadı kimseler kalpleri sanki nâdân… Neymiş… …
DevamıYaz Aşkları / Doğanın Nefesi
YAZ AŞKLARI Kaçamak bakışlarda gizlidir. Tatlıdır zevki yaz aşklarının. Coşkun olsan da, abartma sakın. Yeniden duygular, derinleşir. Tövbe edilmez yaz, aşklarına. Kanarsın tatilin refahına. Her yaz bedenimiz yenilenir. Yeniden duygular, derinleşir. Yaz aşkları bitse de, üzülme. Hökelenip kimseye de, küsme. Tercihlerin yol gösterir, sana. Tüm gün ağlama, düşme komaya. Yaz aşkına kendini kapatma. Belki bulursun, bir tane daha. Bahtın açılır …
DevamıSevgili Agatha Christie,
Keskin zekasıyla kaleminin mürekkebini dolduran, gözlerinin ışığıyla güneşi solduran, adını andığımda heyecandan kalbimi durduran muhteşem kadına, Sevgili Agatha Christie, Son ayrılışımızdan beri aklımda kalanlar, hala çizgileri silinmemiş hatıralar. Yıllar önce, Oxford Wallingford’da seni ziyaret ettiğim güne ait sahneler zihnimde canlanıyor. Veda bile etmeden terk ettiğim ıssız sokaklarda kayboluşum, sonra tam kavuştum derken seni derin uykularda buluşum. Öyle sessiz, öyle yorgun …
DevamıDünyasız
Dünyasız Güneş oldum bir türlü kıyamadım geceye. Şiir oldum bir türlü kıyamadım heceye, Şimdi eksiktir sözüm, ne söyleyeyim vezne? Dil oldum, inceldim de yormadım kulakları… Anı oldum nice nice gözleri suladım. Ömür oldum hiç kimseyi yaşlandıramadım. Azrail oldum da kıyamadım ömürlere… Gözyaşı oldum da akamadım çehrelerde… Aşk oldum da hicrana hiç söz geçiremedim. Yalan olamadım doğruya mahcupluğumdan. Yârin kalbinden hiç …
DevamıDoğum Habercisi
Sancılardan doğdum ben, İlk nefes bana ağlamayı öğretti, İlk göz ağrım ağlamak benim, Ondan olsa gerek gözlerim hiç büyümedi. Belki de gözyaşı gözlerin zikridir. Haddini bilen gözler dünyaya kibirle bakmaz… En samimi olan ilklerdir bir kere, Ömür boyu çocukluğu tavaf ederiz, Anı onda yaşarız, hep onda yaşarız, Sorumluluk denen canavarı bilmeyiz… Madem büyüyecektik çocukluğu neden tattık ki? Yaşamın sanatıdır çocukluk. …
DevamıYürekte İzler
Ya vedutu verdi, yüce yaradan. Üfler sevgiyi gönlüme, durmadan. Ulaş dedi mutlak aşka, doğrudan. Yol oldu nuşini derya, içimde. Yürekte izler doğayla, eş değer. İçinde var nice acıyla, keder. Ne yapsam da gönülde bekler, izler Yol oldu nuşini derya, içimde. Levhalar tarifte izci, kalıyor. Tanrı’nın verdiği yolu, açıyor. Yapay oluşum acizlik, saçıyor. Yol oldu nuşini derya, içimde. Yürek dolu dere, …
DevamıAçılsın Kütüphaneler
Açılsın Kütüphaneler Dünyanın cehaleti sağır etmiş kulakları, İncilerimi avladılar, miraslarımız nerde, Yavuz Selim’in develeri sefere mi gitti. Ya şimdi İmam-ı Şafi gelirse buraya, Tarihin ayak izlerini silmeyin. Çağrıyı duyuyor musun, açılsın kütüphaneler. Yürümek, yüzmek istiyorum, devrin sahilinde, Çocukluğumun bilyelerini elimden almayın, miraslarımız küf tutmuş. Kültür kokan sarnıç, kandilleri yak. Aydınlansın savaşın sayfaları, Radyodan yükseliyor ses, açılsın kütüphaneler. Çocuk nereye koşuyorsun, …
DevamıYok Oğlu Yok
Yok Oğlu Yok Peynirli poğaçada da peynir yok, Zeytinli açmada bile zeytin yok, Bazı esnafta hiç de merhamet yok, Çok şükür, çok şükür de karnımız tok !.. Yemek gelir sanki o da numune, Hesap gelir sanki saray mutfağı, Simitte bile olmuş ki zelzele, Tanrım sen bizi muhafaza eyle!.. Sağlık bilinci desen doğuştan hiç yok, Zenginlikten zaten haberimiz yok, Fakirlikten desen …
DevamıYeryüzüne Düşen Kanatlar
Yazar : Baran Onat Yıldırım / Hikaye Yeşil şapkalı kahverengi ağaçların arasından küçük bir kız koşuyordu. Arkasına bile bakmadan, aklına bile sormadan… Ne kadar ilerlerse onun için daha iyiydi. Aradığını nerede bulacağını bilmiyordu ama sadece belli çocuklar bunu bulabildiğine göre uzakta bir yerde olmalıydı. Ne kadar zaman geçtiğini bilmiyordu, sadece bacaklarındaki yorgunluğu hissediyordu. Hala daha hışırtılar geliyordu. Laçin buraya kadar …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
