Şenol Tombaş öykücülüğü, çağdaş Türk anlatı geleneği içerisinde metafizik ve felsefi sorgulama ile ahlâkî-eleştirel duyarlılığı birleştiren özgün bir çizgide konumlanmaktadır. Bu öykü anlayışı, klasik olay merkezli anlatıdan ziyade düşünce yoğunluklu, aforizmatik ve içsel gerilimle beslenen bir yapı arz eder. Metin, yalnızca bir hikâye anlatmaz; ontolojik bir problem alanı açar. Öz Bu çalışma, Şenol Tombaş öykücülüğünü metafizik sorgulama, aforizmatik dil …
DevamıDeneme
Hatırlayın!
Edebiyatın, sanatın ve felsefenin dönüştürücü gücüne daima inanırım. Çünkü insan ancak gerçek bir varoluşu, ruhsal ve zihinsel olarak ortaya koyduğu şeylerle hissedebilir. Kendi üretmese dahi okuduğu bir cümlenin altını çizerken, bir tablonun renklerinde göz gezdirirken ya da bir düşünürün fikirleri üzerine kafa yorarken… Bunlara hâlâ inanmaktayım. İnanmasam sanırım yazmayı bir kenara bırakır, düşünmekten de vazgeçerdim. Gelgör ki insan, ne yaşarsa …
DevamıBizim Yaşadığımız Çocuklukta Çocuk Yoktu
Sene 1968, yedi yaşındayım. Her yanı ormanla çevrili, ekinleri diz boyu, ağaçları meyve dolu yemyeşil bir köy ama içindeki hayatlarda mutluluk yoktu. Bahar gelince karlar erimeye başlar, derelerde akarsu sesleri artar, sular coşar, her tarafta otlar yeşerir, çiçekler açar, ağaçlar tomurcuklanır. Kuzu ve kuş sesleri birbirine karışırdı. Sarı çiçekli çiğdemler çıkmıştır, baharı müjdeler. Mantarlar çıkıp bende buradayım derler. Kelebekler zikzak …
DevamıOsmanlı’dan Cumhuriyet’e Bir Mütefekkir: Sadık Vicdani
Osmanlı Dönemi’nin son zamanları ve Cumhuriyet’in ilk bürokrat ve mütefekkirlerinden olan Sadık Vicdani (1866-1939), yakın zamanda bulunan kayıp eserine kadar sadece Tomar-ı Turuk-ı Aliyye serisinin yazarı olarak bilinen bir isimdi. Prof. Dr. İsmail Erünsal’ın bir sahafta bulduğu bu kayıp eser, Prof. Dr. İsmail Güleç tarafından yayına hazırlanarak 2016 yılında gün yüzüne çıkarıldı. Bu eser bulunmasaydı, Sadık Vicdani’nin 20 yıllık emeğinden …
DevamıHazal Yürüklü’nün “Feminist Kuram ve Toplumsal Gerçeklik: Köktenci Bir Eleştiri” Üzerine Düşünceler
Bu hafta sevgili Hazal Yürüklü’nün “Feminist Kuram ve Toplumsal Gerçeklik: Köktenci Bir Eleştiri” makalesi hakkında yazmak istedim. Uzun zamandır çıktı alıp kenarda tutmama rağmen ancak okuma ve üzerine yazma fırsatı bulabildim. Bu makale şunu sorguluyor: Feminist kuram, bir sürü çalışma olmasına rağmen neden toplum içinde tam bir uyum yakalayamadı? Makale, feminizmin dört dönem üzerindeki tarihsel sürecini anlatarak başlıyor. Bu süreç, …
DevamıSon Evre
Ne aşklar aşk ne de şarkılar şarkı şimdi ne dostluklar dostluk ne de arkadaşlıklar arkadaşlık şimdi. Eskisi gibi değil artık hiçbir şey. Şimdiki zaman çok ucuz, çok basit, her şey yalan, her şey menfaatten ibaret olmuş. Gerçek aşklar hayal ve ötesi, arkadaşlıklar yalan, harbi dostluklarsa mazi olmuş. Neye ümitlense kalbindeki yara ile kalıyor şimdilerde insan; aşk umuyor hüsran buluyor, arkadaş …
DevamıDuaların Yangın Kapısı
Dua etmek bir sanattır. Herkes bu sanattan anlamaz ve bu insanlar için hayat her zaman zor olacaktır. Bundan daha zoru ise dualarını sadece nefsi için edenlerin bu dünyada diğer sonsuz alemde yaşayacaklarıdır. Uzun uzun sipariş verir gibi dua ederler insanlar. Hayatın içinden istediklerini almak için uzun uzun cümleler kurarlar. Ettiği dualar kabul olduğunda ise biraz sevinirler sonra ne olduysa, o …
DevamıMuhafazakarlık Gerçekte Neyi Korur?
Dün sevgili Yalın Alpay’ın YouTube’a yüklediği bir videoyu izledim. Onun toplumsal olaylara ve genel olarak yaptığı değerlendirmelerin vizyoner ve farkındalıklı bakış açısını çok seviyorum. Özellikle herhangi bir etiketleme yapmadan, olayları rasyonel bir zeminde geniş bir perspektiften okuyabilmesini ve bunu bizim anlayacağımız güncel örneklerle aktarabilmesini, günümüz okur ve dinleyicileri açısından bir şans olarak görüyorum. Videonun konusu, kadınların neden ve nasıl bastırıldığı …
DevamıAşkın Suretlerine Yenilirken
“Aşkın Suretleri Gerçek Aşka Yenilirmiş…” diye ölümsüz bir kural vardır. Gerçek hayatta öyle midir? Hayatın acımasız döngüsünde, Aşk, Suretlerine Yenilir. Ne garip değil mi? Bu çelişki, insanın kalbini yakıp geçen bir paradokstur; sanki dipsiz bir kuyu, çıkmaz bir sokaktır. O çıkmaz sokağın taşlarını, ihanet edilen her hakikatin ve yaşanmamış her cümlenin sessizliği döşer. İnsan o sokakta kayboldukça, aslında yalnızca kendi …
DevamıÇocuk Edebiyatı Nedir, Neden Önemlidir?
Çocuk Edebiyatı Nedir, Neden Önemlidir? Edebiyat türlerinden biri de Çocuk Edebiyatıdır. Evet, edebiyatta Şiir en önde gelir ve Romansa daha bir üstte durur lakin Çocuk Edebiyatı tüm bunlardan bağımsız bir hassasiyet içerir. Çünkü çocukların okuyacağı kitabı büyükler yazdığı için, çok dikkat gerektiren bir çalışma alanıdır. Yani kitabın yazarı çocukların göz seviyesinden yazmalıdır. Çocuk Edebiyatının sanıldığı gibi “basit” bir alan değildir, …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
