Soğuk bir rüzgâr esintisi tene değince,
Göğsün soğuk ağrısını ten hissedince,
Tutku zehirli iksirini ruha akıtınca,
Hangi bedende can bulur?
Gönülde açmaya razı bir demet gonca,
Hicran yarığını sağaltmak için nefes olur.
Cana can veren dölün tohumu açınca,
Can da yeniden, Tanrı olmak ister mi?
O vakit, ıstırap yüklü kalp attığı müddetçe,
Kâh şifa kâh zehir olursun.
Donuk dudaklar kalbe dokunursa,
Günahın hangi sıcak gözyaşı olursun?
Mest olan bedene sırça kadehi konarsa,
Ciğeri yanan ateş tutuşursa,
Yanan ateş gökyüzüne taşarsa,
Küllerini yıldızlara dağıtır mı?
Kaldı ki, aşkın çakmağı kimin elinde!
Ellerin ateşi kimin yüreğinde!
Yakan mı hisseder,
Yoksa yanan yürek mi?
Hiçbir şey yaşanmamış gibi,
Öyle içten bakma!
Müphem bakışın karanlığı,
Yanaklara hangi rengi yansıtır?
Yazan mürekkep ne usa akar,
Ne de deli gömleği giyer.
Aşk şarabından bir yudum alan şair;
Mısraların hangi kelimesine kadeh kaldırır?
Hacer Taşdemir
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi

