Edebiyatın, sanatın ve felsefenin dönüştürücü gücüne daima inanırım. Çünkü insan ancak gerçek bir varoluşu, ruhsal ve zihinsel olarak ortaya koyduğu şeylerle hissedebilir. Kendi üretmese dahi okuduğu bir cümlenin altını çizerken, bir tablonun renklerinde göz gezdirirken ya da bir düşünürün fikirleri üzerine kafa yorarken… Bunlara hâlâ inanmaktayım. İnanmasam sanırım yazmayı bir kenara bırakır, düşünmekten de vazgeçerdim. Gelgör ki insan, ne yaşarsa …
DevamıMakale
Bizim Yaşadığımız Çocuklukta Çocuk Yoktu
Sene 1968, yedi yaşındayım. Her yanı ormanla çevrili, ekinleri diz boyu, ağaçları meyve dolu yemyeşil bir köy ama içindeki hayatlarda mutluluk yoktu. Bahar gelince karlar erimeye başlar, derelerde akarsu sesleri artar, sular coşar, her tarafta otlar yeşerir, çiçekler açar, ağaçlar tomurcuklanır. Kuzu ve kuş sesleri birbirine karışırdı. Sarı çiçekli çiğdemler çıkmıştır, baharı müjdeler. Mantarlar çıkıp bende buradayım derler. Kelebekler zikzak …
DevamıOsmanlı’dan Cumhuriyet’e Bir Mütefekkir: Sadık Vicdani
Osmanlı Dönemi’nin son zamanları ve Cumhuriyet’in ilk bürokrat ve mütefekkirlerinden olan Sadık Vicdani (1866-1939), yakın zamanda bulunan kayıp eserine kadar sadece Tomar-ı Turuk-ı Aliyye serisinin yazarı olarak bilinen bir isimdi. Prof. Dr. İsmail Erünsal’ın bir sahafta bulduğu bu kayıp eser, Prof. Dr. İsmail Güleç tarafından yayına hazırlanarak 2016 yılında gün yüzüne çıkarıldı. Bu eser bulunmasaydı, Sadık Vicdani’nin 20 yıllık emeğinden …
DevamıMuhafazakarlık Gerçekte Neyi Korur?
Dün sevgili Yalın Alpay’ın YouTube’a yüklediği bir videoyu izledim. Onun toplumsal olaylara ve genel olarak yaptığı değerlendirmelerin vizyoner ve farkındalıklı bakış açısını çok seviyorum. Özellikle herhangi bir etiketleme yapmadan, olayları rasyonel bir zeminde geniş bir perspektiften okuyabilmesini ve bunu bizim anlayacağımız güncel örneklerle aktarabilmesini, günümüz okur ve dinleyicileri açısından bir şans olarak görüyorum. Videonun konusu, kadınların neden ve nasıl bastırıldığı …
DevamıYar Diye Geldim
Aşkı didârına açtım elimi, Reddetmez cânânı, yar diye geldim. Günah katran katran sardı hâlimi, Af eyler sevgili, Bir diye geldim. Her şey O’na ayan, görür özümü, Bağışlar günahım bilir sızımı. Senden başka kim çeker ki nazımı? Kanayan sinemi sar diye geldim. Bir mecnun misali yanıyor solum, Kirli emelini serdi bu dilim. Gizli değil, âşikârdır bu kulun, Teslimdir bu cânân gör …
DevamıDoğanın Zikzakları: “Surface Optimization Governs the Local Design of Physical Networks”
Doğanın Zikzakları: “Surface Optimization Governs the Local Design of Physical Networks” “Fiziksel ağların gizli geometrisinden hayatın içine felsefi bir yolculuk.” Dün takip ettiğim bir hesapta paylaşım yaptığı bir makale dikkatimi çekti. Hemen okumak istedim çünkü tam da ilgimi çeken alanlardan biriydi. Konu şu; yüzey optimizasyonu,fiziksel ağların yerel tasarımını yönetmesi ile ilgili. Merak etmeyin bilimsel kavramları açmayı ve güncel dilde ne …
DevamıBiri Olmak
Uzun zamandır üzerine düşündüğüm şeyler var. Bunlardan biri de “biri olmak” kavramı. Hepimizin hayatın içinde oluşturduğu birçok kimlik var: Anne babamızın yanında, sevgilimizin ya da eşimizin yanında, dostlarımızın veya iş ortamımızda… Hatta sosyal medyada bile “yakın arkadaşlar” ve “genel kitle” olarak ayırdığımız farklı “biri olma” hallerimiz mevcut. Esasen kim olduğumuz, tek bir vizörden bakılarak tanımlanabilecek bir şey değil. Hani sosyal …
DevamıNedir Bu Dil Felsefesi Serisi – J. L. Austin
Nedir Bu Dil Felsefesi Serisi – J. L. Austin Dil felsefesi serimde, dilin sınırlarını ve anlamın yapısını sorgulayan üç temel ismin düşünce zeminini oluşturduğumu düşünüyorum. Elbette bu alanda yazılan çok fazla makale, bilimsel ve akademik çalışma var lakin ben daha güncel olarak herkesin anlayacağı şekilde nasıl anlatabilirim diye çıktığım bu yolda, umarım anlaşılır şekilde yazabilmişimdir. Çünkü, bu alanda derinleşmek önemli …
DevamıBilgi Kapitalizmi Üzerine Düşünceler
Günlerdir yoğun bir şekilde farklı alanlarda okumalar yapıyorum. Dikkatimi çeken şey şu oldu: Bilgiyi bile tüketim nesnesi hâline getirmiş olabilir miyiz? Mesela son dönemdeki içeriklere bakıyorum; çoğu artık daha düzenli yazılmış, daha özenle hazırlanmış lakin aynı kalıp cümlelerin içinden çıkmış ve üzerine düşünülmemiş gibi. Yani her şey o kadar muazzam ki, okurken hata payı dahi bulunmayan bu cümlelerin, neden yorumlanmasının …
DevamıNedir Bu Dil Felsefesi – 3 (Chomsky)
Nedir Bu Dil Felsefesi – 3 (Chomsky) Noam Chomsky’nin “Syntactic Structures” (1957) adlı eseri, Dönüşümsel-Üretken Dilbilgisi teorisini ilk kez kapsamlı olarak sunduğu temel eseridir. Bunun yanında iki eseri daha vardır; ancak ben esasen konuyu, bildiğiniz gibi, güncel ve anlaşılır örnekler üzerinden anlatmak istiyorum. Onlara kısaca daha sonra değineceğim. Dil felsefesi ve dil çalışmaları birbirinden ayrı değildir. Her bir filozof diğerinden …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
