Kitlelerin kolektif olarak gelişmek yerine bireysel gelişimleri, toplumsal olaylarda nasıl etki ediyor , düşünelim istiyorum. Bunun için sizi tarihin tozlu sayfalarından bir döneme götürüyorum. Hollanda’ya. Dünya ekonomi tarihinin en ilginç ve absürt olaylarından biri olan “Lale Çılgınlığı” (Tulipmania) dönemine. 1630’larda Hollanda’da bir lale soğanının fiyatı, bugünün lüks bir evinden ya da malikanesinden daha pahalı hale gelmişti. İnsanlar evlerini, topraklarını ve …
DevamıDeneme
Zaman Harbiden Kötü
Sinirliyiz, öfkeliyiz, çılgın gibi davranıyoruz, aklımızı oynatmış gibiyiz, kimseyi takmıyoruz, şirazemiz kaymış durumda. Yalansa yalan deyin! Ne yazık ki toplum olarak geldiğimiz nokta bu. Allah’ın bildiğini kuldan saklamaya, sözcükleri özenle seçmeye, oynamaya hiç gerek yok. Ne ara bu hale geldik? Herkes çakallık peşinde, herkes birbirinin arkasından konuşuyor, sırtından vuruyor, satışa getiriyor, suçluyor, aldatıyor, umursamıyor, kimse kimseyi sevmiyor. Herkes birbirinin aynısı, …
DevamıSınırdaki Çizgiler
Bahçede arkadaşlarıyla top oynayan iki numara, “Babaaa… Koş! Nesrin teyze sınırda,” diye bağırıyor. Okuduğum kitabı da gözlüğü de koltuğa fırlatıp, apar topar dışarı çıkıyorum. O telaşla terlik giymediğimi bahçe sınırına geldiğimde fark ediyorum. “Nesrin çimlere elektrik kablosu döşemediyse sorun yok,” diyorum pek de emin olamayarak. Son haftalarda yaptıklarına ailece inanmakta zorluk çekiyoruz… Boyu neredeyse benimle olan, çocukken, “Sırık” diye dalga …
DevamıTahakkümün Gölgesinde Var Olmak
Okuduğum kitapların genelde altını çizdiğim yerleri olur; çünkü bunları daha sonra araştırırım. Bu da kendi adıma başka pencereler açıyor. Uğur Batı’nın Ruh Hassası kitabında beni en çok etkileyen kısım üzerine düşündüm. Bugün kadının toplumsal rollerinin ve değer bütünlüğünün korunması anlamında birçok konuda hâlâ geride olmaktan bahsederken —ki 21. yüzyılda hâlâ bunları konuşuyor olmak bile çok iyi hissettirmemekle beraber— olaya başka …
Devamıİyilerin Yüreğinde Oturan Sessiz Volkan
İnsanlar, karşısındakine iyilik ve nezaketle uzandığınızda, bu eli bazen boşlukta sallanan bir zayıflık işareti sanırlar. Kibarlığınızı ve saygınızı, doldurulması gereken bir güç boşluğu gibi görürler. O boşluğa, saygısızlık cesaretiyle adım atarlar, çünkü sizi kırılgan bir cam sanmışlardır. Oysa iyi olmak, kuvvetten düşmek değildir. Kendine ve herkese karşı duyarlı, bilinçle seçilmiş bir gücün en zarif tezahürüdür. İncelik, çelik iradenin en parlak …
DevamıAşkı Arayan Şair
Koştur koştur şiirlerimizin ne anlattığı, neyi çağrıştırdığı, ne için yazıldığı, duygularımızın içine ne kadar yer bulduğu gibi söylemlerimize geçmeden önce yazarımız Ümit Tükenmez ve O Anki Duygular kitabı ile ilgili biraz konuşalım: Yaşam hikayesini şiirlerle anlatması, minimal öykü tadında şiirin tadını damakta bırakması, aşkın hasretle ,arayışla ve son noktada ilahi aşkla son bulacağını, masum aşkların koşullu aşklara yalan ve dolanlarla …
DevamıBoş Geldin Yeni Yıl
Yeni bir başlangıç yeni umutlardır yeni yıl, zamanın su gibi akıp gittiğini hatırlatır bizlere. Değişen zaman ve koşullara göre beklentilerimiz farklılık gösterse de genel olarak yeni yılın sağlık, huzur ve barış getirmesini diler, kendimizi klasikleşmiş olan yılbaşı ninnileri ile avuturuz. Her yeni gelen yıl pek de bir şey değiştirmez; sağlık getirmez, yaş aldığımız için aksine sağlık sorunları getirir. Huzura gelince …
DevamıMeşguliyet ve Zaman Algısı
Dünya ekseninde yaşadığı müddetçe insanoğlu yaşam mücadelesi vermek durumundadır. Fakat bu eksenin etrafında dönerken hiyerarşik düzenin olduğu sistemin bir parçasında yaşam kalitesini belirlemek önceliği olmalı bir insanın. Neden mi? Her anı dolu yaşamak insana sunulan sistemin bir parçası olmuştur. Her ne olursa olsun durmadan çalışmak, hep bir yerlere yetişme çabası, kişiyi daha değerli görünmeye çalışmaya sevk etmiştir. Ne kadar meşgul, …
DevamıMehmet Âkif Ersoy’u Kendi Kaleminden Anlamak
Bazı isimleri yazmak istediğiniz de kalem hafifler. Mürekkep dile gelir. Kâğıt sabırsızlanır. Cümleler vuslata ermeyi bekler. İşte Mehmet Akif’i yazmakta böyledir. Yazılacaklar ne kadar ağır, söylenecekler ne denli kıymetliyse, kalemi tutan elin yükü o denli büyük, işi minhalde o kadar zordur. 1873 yılının Aralık ayı Mehmet Akif İstanbul’un Fatih ilçesinde doğmuş. Ne takdirdir ki yine bir Aralık ayında vefat etmiştir. …
DevamıGizemli Katarlar
Kızıl güneşim her dem doğuyor Şöminesinde ısı ısınıyorum Bahtsız havalarım kış gidiyor Ah o kırlangıçlar! Gelmiyor Ne zamandır isli yüreğim Gizemli kelimelere yaslanmıyor Kıpırtılı hayat titremelerim Tekinli ışıklar saçmıyor Büyük unutuş! Gölgelerin eriyor Tatlarıyla tat sarmalanıyorum Nihayet karanlıklar büzüşüyor Sır yüklü katarlar görüyorum Rüzgarlarla sır sırlanıyorum İlker Ko / BA54C8 Aralık 2025
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
