İlk defa aynı görüşteyiz, oysa bu yolları yürüdük seninle daha önce de. Aklımız bir karış havada ve gözümüz apayrı bulutta… Haklısın, gökyüzü bambaşkaydı geçmiş zamanda. İlk defa aynı gemideyiz seninle, aynı düşte; ben makine dairesinde, ter içinde… Güverte rüzgâr alıyor seninle yıllar içinde. Bilmem ki ayaklarımıza kara sular indiğinde ve kıyıya vurduğumuzda; hangi liman misafir edecek bizi, iskeledeki hangi ahşaptan …
DevamıBülent Öntaş
Kar ve Mikrop
“Kar yağınca mikroplar ölür” derler, Ne büyük yalan, ölmüyorlar son düzlükte “Efkar dağılınca göçler azalır” derler, Hiç duymadım, bunu da ben uydurdum işte; Sırf bu soğuğa bir örtü olsun diye. Ne zarar, ne ziyan; “Herkesin karı da, yağmuru da kendine” desem; Değil işte, biliyorum… Herkesin kışı sadece kendi damında yaşanıyormuş, ne büyük yalan Dünyanın en büyük yalanı budur işte; Yarışıyoruz …
DevamıTımarsız Mur-atlar
Tımarsız Mur-atlar Belki son günümüz; vakitlerden yarın Gönlümüzde yar tutacak o son düğünümüz Kardan beyaz Gülden tomurcuk; ilkyaz, bahar sevgili Say ki her dileğimiz; dikensiz, dalsız bir gökyüzüymüş meğer… Uçuşunu koy yüreğine kırlangıçların, göçünü turnaların Kanatsız meleklerin sözüne güven olur mu, olur elbette Aklına gelen ilk düşünü koy, hemen şuracığa Belli ki kınasız Ayak parmaklarındaki o eski sızı… Önümüz kış, …
DevamıGül ve Gölge / Dizelenir Geceleyin
Gül ve Gölge … ne zaman bir yerden başka bir yere varsam, mısra olur adımlarım ve diz-e-lerime kara su iner. keyifle şarkılar mırıldanır dudaklarım karşı kaldırımdan. öylesine samimi ve içten; duvarlar kara kaplı defter, gökyüzü inatçı bir keder… ne zaman uzak kaldırımlara bassam, -mecburen o da- taşlar un ufak olur yüreğimde ve ben, vazgeçerim gitmekten… ne zaman bir yaraya varsam, …
DevamıDidarda
… oturuverdim masaya öylesine bir sevdayla kimsesiz bir felsefeci beni çağırıyordu yanına bilmiyorlardı aramızda ne var oysaki teslim olmuştu dudaklarım bir yudum rüyaya sonrası iki kere iki beş bazen altı ayıkmadan dört etmiyordu aslında… ne Hasan Dağı, ne Ulukışla haber salın yare benden, gelsin artık yanıma bir heves ağlıyordur o hülya, bin nefes dardadır darda… daha kalkıp dans edeceğim bir …
DevamıSöz-el
Aşk dediğin sözelci/günler değil göz elçi sayısız bakışmalar/satamaz hiçbir çerçi alıp götürür onu/gönül dediğin terki o gurbettir, sıladır/beklenir mi hasreti Yol dediğin neferci/adımlar nerede ki temelsiz savunmalar/anlamaz felsefeci saçıp savurur tonu/odur rüzgarın fendi söyle-n-mek değil çözüm/yürüsene efendi Kuş dediğin kanatsız/gökte değil menendi ayrılıklar kavuşmalar/birbirinin benzeri ne başı var ne sonu/sonsuzluğun kederi uçmakta değil gözüm/sözdür göğün güzeli Saysan ne yazar gece/gündüzler …
DevamıHanende
… ok gibi mısraları göndersem o sineye surları yıkılmaz ise/gedik açılır gölgede hangi baharda çiçek açıyorsun sevgili bahçıvan da şair olmuş girmiş saklı bahçeye kalemdir bu/elemdir bu/dokunmaz her çileye gönül yarası görünmez/iz bırakır dizede hangi seherde göğe bakıyorsun sevgili şafaksız günler doğmuş kıymışlar hanendeye o eski şarkıları söylesek mi yeniden varılmaz efkarına/dönülmez ol bakiden hangi diyarda sıla oluyorsun sevgili ayrılığın …
DevamıDurağan
Geç kaldı tüm mısralar ve heceler yorgun hala noktayı tam yerine/koymayan el utansın sen gençlik çağındasın, ses ver ki ses uyansın Güç oldu tüm yolculuklar ve geceler ıssız hala turnayı kuş yerine/koymayan gül utansın sen çerağ ışığısın, ateş ol ki kor uyansın Umut oldu eski çağlar ve gün aldandı zamana sevdayı alıp koynuna/sevmeyen aşık utansın sen ki bir gülistansın, bağbana …
DevamıÜşeng-e-nçlikler
… aynı şehirdeyiz şimdi kaç yüz yüze bakış geçer etrafımızdan kimbilir kaç gece kaybolur zifir altında raylar kısalır uzar sonra yeniden kaç yolculuk daha sorgulanır insanın insanın kurdudur yine insan insanı kudurtur, kurutur iliklerine kadar aynı şiirdeyiz şimdi kaç mısra göz göze gelir apansız kimbilir kaç hece gezip dolaşıp sonra isyan olur birlikte zaman daralır boşluk olur sonra yeniden kaç …
DevamıAsi / Güzüntü
Asi Ekmeği bölüşerek yürüyeceğiz günlerce Toprağı eşeleyip, tozu yutacağız birlikte İnsan ki kol kola, omuz omuza verendir Ne kavga tükenir ne kavgaya dönüşen o çile… Dulda keser rüzgarı, bir dalda açar türlü çiçek Ağacı besleyeceğiz, suyunu vereceğiz önce O can ki eninde sonunda meyve verecektir Ne gurbet tükenir güzde ne sıla kaybolur o gizde… İşte budur kalanların ve gidenlerin hikayesi …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
