Penceremden Umutları yüklemiş sanki bulutlar Geliyorlar pencereme kumrular Ayakları kesilmiş uçtukları yerlerden Bir pencere eşiğinde selamlaştık aniden Kanatlanmış bol sevinçli haberler Çifter çifter güller saçar yeryüzünde periler Süzgün ışıkların sîresi yaşam içinden Günler sonra eve sızdı bir huzmelik delikten Garip olan, güneş ardında saklanan değil Rahman’ın önünde binlerce eğil Bir ateş topu asılmış zaten göklerden Gündüzlerde ay gezindi tepeden Çifte …
Devamıadmin
Annem
Annem Gitmek var ya! Gidemiyorsun… Prangalarım görülmüyor… Üzerimde toprağın ağırlığı… Yorgunum anne! Bir yan nefret söylüyor Bir yan umut fısıldıyor… Kulak duyuyor, kalp sağırlaşıyor Ayağım atmıyor, yorgunum anne! Musalla taşında yıkarken seni Susmuş bedenin… Dünyaya kenetlenmiş dudakların… Yüreğimin feryadı suyun acısına karışmış… Yorgunum anne! Kokun hala başörtünde, saklıyorum… On bir yıldır neredesin? Yok dedikleri ne? Zihnim susmuyor… Araftayım anne! Yazan: …
DevamıGitmelisin !
Kara Kalem : Mehmet Mücahit Yurteri Gitmelisin! Gökyüzünün körpe şehrinden Beklemek yorgun düştü Mahrumdu zaman hikâyenden Binbir Gece Masalı’na hazan düştü Gitmelisin! Yeryüzünü rüzgârın yaprakları sardı Zaman her şeyi dağıttı Mevsimler ruhumu sarmaladı sardı Aşk bize en büyük ağıttı Gitmelisin! Gece geçmişin dizlerine uzandı Hava saçlarımı okşar Derin bir sessizlik içinde Sokaklar çığlık çığlığa sana koşar Gitmelisin! Caddeler ayaklarının yükünü …
DevamıGönlümün Aslanı (Abdülhamid’im)
Gönlümün Aslanı (Abdülhamid’im) Bir yaz gecesi gibiydi gelişin, Leylin, gecede parlayan yıldızlar gibi. Gözlerin maviden derin bakardı, İçimde bitmeyen bir umut resmi. Minik adımlarınla geldin dünyama, Sessizliğe can katan bir nefestin sanki, Bir serçenin sabah uyanmasında, Yağmur sonrası kokusunu salan iğde çiçekleri gibi. Uzaklığın mecburiyeti ikimizi de yakar, Kim bilir ardında ne sebepler akar. Anlamadı kimseler kalpleri sanki nâdân… Neymiş… …
DevamıYaz Aşkları / Doğanın Nefesi
YAZ AŞKLARI Kaçamak bakışlarda gizlidir. Tatlıdır zevki yaz aşklarının. Coşkun olsan da, abartma sakın. Yeniden duygular, derinleşir. Tövbe edilmez yaz, aşklarına. Kanarsın tatilin refahına. Her yaz bedenimiz yenilenir. Yeniden duygular, derinleşir. Yaz aşkları bitse de, üzülme. Hökelenip kimseye de, küsme. Tercihlerin yol gösterir, sana. Tüm gün ağlama, düşme komaya. Yaz aşkına kendini kapatma. Belki bulursun, bir tane daha. Bahtın açılır …
DevamıSevgili Agatha Christie,
Keskin zekasıyla kaleminin mürekkebini dolduran, gözlerinin ışığıyla güneşi solduran, adını andığımda heyecandan kalbimi durduran muhteşem kadına, Sevgili Agatha Christie, Son ayrılışımızdan beri aklımda kalanlar, hala çizgileri silinmemiş hatıralar. Yıllar önce, Oxford Wallingford’da seni ziyaret ettiğim güne ait sahneler zihnimde canlanıyor. Veda bile etmeden terk ettiğim ıssız sokaklarda kayboluşum, sonra tam kavuştum derken seni derin uykularda buluşum. Öyle sessiz, öyle yorgun …
DevamıZındık
ZINDIK İç, dış başka, zehir kusar dili. Bir yüzü bahar, bahçeye dönmüş. Bir yüzü yeşil, bağlara çökmüş. Kafa karışık, bulanık zihni. Zulüm edersin tarzım bu, dersin. İslâmı dilinden düşürmezsin. Bakalım, daha neler söylersin? Zilleti halka, taç mı edersin? Onu dinlersen dağlar aşarsın. Dinlemezsen düz yerde şaşarsın. İftiradan da, kurtulamazsın. Zındığı başına, taç yaparsın. Dinlersen zatı, vermez zahmet. Dışı güler, sözleriyse …
DevamıYürekte İzler
Ya vedutu verdi, yüce yaradan. Üfler sevgiyi gönlüme, durmadan. Ulaş dedi mutlak aşka, doğrudan. Yol oldu nuşini derya, içimde. Yürekte izler doğayla, eş değer. İçinde var nice acıyla, keder. Ne yapsam da gönülde bekler, izler Yol oldu nuşini derya, içimde. Levhalar tarifte izci, kalıyor. Tanrı’nın verdiği yolu, açıyor. Yapay oluşum acizlik, saçıyor. Yol oldu nuşini derya, içimde. Yürek dolu dere, …
DevamıAçılsın Kütüphaneler
Açılsın Kütüphaneler Dünyanın cehaleti sağır etmiş kulakları, İncilerimi avladılar, miraslarımız nerde, Yavuz Selim’in develeri sefere mi gitti. Ya şimdi İmam-ı Şafi gelirse buraya, Tarihin ayak izlerini silmeyin. Çağrıyı duyuyor musun, açılsın kütüphaneler. Yürümek, yüzmek istiyorum, devrin sahilinde, Çocukluğumun bilyelerini elimden almayın, miraslarımız küf tutmuş. Kültür kokan sarnıç, kandilleri yak. Aydınlansın savaşın sayfaları, Radyodan yükseliyor ses, açılsın kütüphaneler. Çocuk nereye koşuyorsun, …
DevamıYeryüzüne Düşen Kanatlar
Yazar : Baran Onat Yıldırım / Hikaye Yeşil şapkalı kahverengi ağaçların arasından küçük bir kız koşuyordu. Arkasına bile bakmadan, aklına bile sormadan… Ne kadar ilerlerse onun için daha iyiydi. Aradığını nerede bulacağını bilmiyordu ama sadece belli çocuklar bunu bulabildiğine göre uzakta bir yerde olmalıydı. Ne kadar zaman geçtiğini bilmiyordu, sadece bacaklarındaki yorgunluğu hissediyordu. Hala daha hışırtılar geliyordu. Laçin buraya kadar …
Devamı
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi
