Söylenemeyen Yangın

Sırtımı yasladığım hayat duvarımın
Ne büyük taşıymışsın, çekilince yıkıldım.
Bayramın neşesini, günün mutluluğunu
Hastane odasının kapısında bıraktım.

Babam benim, kalbi beklemediği bir şaka yapmış,
Bize gülmediğimiz tatsız bir oyun oynamış.
Sadece bir ay eve gelebilmiş bizimle vedalaşmış,
İyi olacak sandık ya, meğer bizi aldatmış.

Böyle bir ayrılığa gönlün nasıl razı oldu?
Azrail geldiğinde nasıl gidelim dedi dilin?
Bizi özlüyor musun orada bizim seni özlediğimiz gibi?
Aslında gidenimiz kalandan çok, orada canın sıkılmıyor değil mi?

Beklemediğim bir anda oldu senden böylece ayrılığım
Senin sıkıca sarılmandı, gözlerindeki sevinçti benim bayramlığım.
Seninle çok erken vedalaştık, bu da benim şanssızlığım.
Keşke burada olsaydın da yüreğimin nasıl yandığını anlatsaydım.

Bu bitmeyen bir hicran, çok uzun süren bir keder,
Gönül asla ayrılmak istemez ama emir demiri keser,
Elbette, ben de biliyorum feleğe itiraz faydasızdır,
Ne demiş şair, yüreği nasıl yandığını söyleyebilenin ateşi azdır.

Birgül Tombul
İstanbul/ 23 Aralık 2025

Bu yazıyı okudunuz mu?

Allah Aşkına

Sevda uçup gitti dağlara. Ruhum teslim olur, Allah’a Kimse varmaz, şevkin farkına. Cismim yanar, Allah …