Sevmek için bu beklemeler,
Yoldaş olmak için bu ateş.
Halbuki saygıyla başlardı sevgi
Durup durup zevk için yürekler vurulmazdı.
Uyanmak lazım, maskelileri görmek için.
Yollara düşmek gerekir.
Kötü bir şey yapmadan da
kaybedebiliyorsun bu hayatın içinde.
Herkesi iyi sanıyorsun,
her gülenin elinde kalıyorsun.
Açılınca gözlerim bildim gerçekleri,
Renkli bir dünya değilmiş burası.
Kocaman bir kalabalık var,
kocaman bir yalnızlık.
İyilerin sayısı azalıyor,
Nefsin gücü arşa yükseliyor.
Çok yükseliyor.
Ay bile küçük kalıyor,
Güneş ısıtmıyor artık.
Kahverengi mevsim,
Amansız zor bir kışa hazırlanıyor.
Küçük bir mağarada,
Herkesten uzak,
Gönlüme yakın ölmek istiyorum.
Kötülerle savaşabilirim.
Asıl sorun şu ki
Kimse artık iyileri sevmiyor,
ve
Herkesin istediği kendi ezberlediği masallar.
Yetişemiyorum artık,
Yoruldum.
Çok yoruldum.
Elimde çay bardağıyla dolaşıyorum,
İki minare takılıyor gözüme,
Bulutlar nasıl güzel,
Gökyüzü yağmur topluyor.
Bir damla mutluluk,
Kocaman bir ateş düştü dudaklarıma.
Nefes nefese,
Bu sıcaklık aldı ruhumu.
Biliyorum, bende günahımı
Sevda yanmak değil miydi?
Nedir bu bedel ödemeler?
Nedir bu başka kimseler?
Herkes pilli bebek oldu,
Herkes mükemmel,
Herkes cennete gidecek.
Nedir cehennemin beni çekmesi?
Bana bu yakıştırmalar nedir?
Siz mutlu olacaksanız,
Ben seve seve yanarım.
Sesimi etmem,
Başımı eğerim…
Seyit Ali Dede’ye denk geldim bugün,
İçli duasına ilhak oldum.
Halaka nasipmiş kısmetime,
Rabbim benden umut kesmemiş,
Siz kesseniz ne olur?
Gitmelerim uzak değil,
Bir devir daim oluyor,
Bende içinde halim duman oluyor.
Hadi, sizin olsun burası.
Benim yerim belli değil.
Serseri bir yağmurum,
Ruhum menzilinde şüpheli.
03.04.2026
Gencay COŞKUN
Halk Edebiyatı Dergisi İnternet Sitesi

