Vicdan Tezgâhı

Bazı avuçların paslıdır yaşanmışlıkları. Çizgilerini bile yutmuştur zaman zaman dalgaları. Ne çırpınabilmiştir okyanusunda ne can vermiştir tortusunda duvarlarının. Bakmasın, seyretmesin kimse o duvarların nasıl yıkıklaştığını. Nasıl ince örtüldüğünü bağırmasın kimse üşümelerinin. Bazı kapılar çağırmaz çığlıklarını. Susturmaz kanları. O sağır kilitlerin ardında durmak vardır; sinmek bile mükâfatıdır sarsılmalarının. İşte yüklerinde hep büyüyememek vardır. Gözyaşları, o korkutulmalardan sıyrılıp toprağa karışırken çocukluğu hep bir eksik, hep bir yarım konar dallarına. Sadece fırtına değildir kıran. Sadece umutlar değil baharları yaslayan. Yalnızlığı da bölünür fırtınasız yıldızlarında. Sevginin gezmediği caddelerde bile, sarılmaları dağıtır. Yürekleri eğilir en dik dağların dibine. Yabancı bir güneşte, erimeye muktedirdir diğer kanatsızlar. Dünya, celladını sırtlanan durak, insanlığı elli kuruşa pazarlayan bir panayırdır. Kalabalığı, enkazı kulakları sağırlaştıran bu hengâmede her koyun kendi bacağından değil, kendi çaresizliğinden asılır aslında. Merhametimizi değdirdiğimiz her hayattan, silinerek çıkmayı öğretir yangınlarımızda.

Şimdi hangi tünelin sonundaki o umuda sapsak, hangi korkuya koşsak, bulutlarımızda yine aynı burukluğun, yine aynı acizliğin yansıması! Oysa, geçmişleri biriktirdiğimizi sanıyoruz yokuşlarında. Eksik gedik, kanaya kanaya! Anlayabilmek peyda kalıyor frenlerinde: Bu durakta asıl hayatta devam edebilmek değil, vicdanı o elli kuruşluk tezgâhlara düşürmeden eve dönebilmektir. Çünkü insan, gerisinde bıraktığı yangınlardan değil, o alevlerden kurtarabildiği kadar büyür.

Bırakalım kalabalığın gürültüsü kendi yalanlarını satmaya devam etsin. Biz, benliğimizdeki pası temizleyecek o gökkuşağını çizdik. Artık ne yürümeleri yoran yokuşların hükmü var endişelerimizde ne de ucuz tezgâhlarda seslenen sahte adaletlerin! Varsın eksik desinler, varsın kanadı kırık bilsinler. Bu güneşler elbet ışıldayacak diğerlerine. Geriye ise tezgâhlarındaki yalanlar değil, o yangından merhameti kurtarıp o eve pak dönebilenlerin sesi yankılanacak!
Yazar: Nesli Han

Resim: Özlem Korkmaz

Bu yazıyı okudunuz mu?

Ben Kimin Yerinde Olsam

Ben senin yerinde olsam. Olmam, niye olayım? Herkes kendi yerinde olsun. Sen benim yerimde olsan… …